|
Üsküp ve Selanik'te çeşitli okullarda okuduktan sonra, düzenli bir öğrenim görebilmesi için 1902'de İstanbul'a gönderilen Yahya Kemal, Vefa Lisesi'ne girdi. İstanbul'da kaldığı süre içinde, Edebiyat-ı Cedide ozanlarının yapıtlarını inceledi: İrtikâ ve Malûmat dergilerinde Agâh Kemal adıyla şiirler yayımladı. Hacı Arif Bey'den musiki dersleri alırken tanıştığı Sekip Bey adlı bir gencin isteklendirmesiyle 1903'te Paris'e gidip Jön Türkler arasına katıldı ve bir yıl süreyle fransızcasını ilerletti. 1904'te Paris Siyasal Bilimler Okulu' na yazıldı. Edindiği yeni görüş açısına dayanarak bir yandan Türklerin Anadolu'ya gelişlerinden sonraki tarih sürecinde gösterdikleri etkinlikleri değişik bir açıdan değerlendiren çalışmalar yaparken, bir yandan da Fransız edebiyat çevreleriyle ilişki kurdu; simgeciliğin şiir anlayışını yakından izledi. Abdülhak Hamit, Tevfik Fikret, Cenab Şahabeddin etkisindeki sanat görüşünü, edindiği bilgilerle geliştirdi. Batı şiirindeki bütünlük anlayışını divan şiirinin biçim özellikleriyle birleştirerek, şiirlerine yeni bir nitelik kazandırdı. 1912'de İstanbul'a dönerek Darüşşafaka'da, Medresetül Vaizin'de, Darülfünun'da tarih ve edebiyat öğretmenliği yaptı. Bu arada edebiyat çevrelerinde ünü iyiden iyiye yayıldı; Türk tarihi ve uygarlığını çeşitli yönleriyle ele alan, doğayı, sevgiyi, insanın ölümlü dünya içindeki duygularını dile getiren şiirleri ağızdan ağıza söylenmeye başladı. 1921 yılında Dergâh dergisinde, Hasan Ali (Yücel), Nurullah Ata (Ataç), Mustafa Nihat (Özön), Ahmet Hamdi (Tanpınar), Necmettin Halil'le (Onan) birlikte şiirler, denemeler, eleştiriler yayımladı. İleri, Tevhid-i Efkâr, Hakimiyet-i Milliye gazetelerinde, Kurtuluş Savaşı'nı destekleyen yazılar yazdı. 1922'de, barış anlaşması için Lozan'a giden kurulda danışmanlık görevinde bulundu; 1923'te Urfa milletvekili seçildi. Güney sınırlarının yeniden saptanması için Fransızlarla yapılan görüşmelerdeki delegeliği sırasında gösterdiği başarıdan sonra, 1926'da, Varşova ortaelçiliğine, 1929'da da Madrid ortaelçiliğine atandı; 1931'de Lizbon ortaelçiliği görevini de üstlendi.1934'te Yozgat milletvekili, 1935-1943 arasında Tekirdağ milletvekili seçildi. 1943-1946 yılları arasında, İstanbul milletvekilliği ve Halkevleri sanat danışmanlığında bulundu. 1947'de Pakistan büyükelçiliğine atandı; 1949'da emekliye ayrılarak yurda döndü. Yaşamının son yıllarını, İstanbul'da Park Otel'de geçirdi. ARUZUN SON BÜYÜK USTASI "Ok" şiiri dışındaki bütün şiirlerini aruz ölçüsüyle yazmış olan Yahya Kemal Beyatlı, aruzun son büyük ustasıdır. Sanatının başlıca özelliği dizelerindeki ses uyarlığı ile şiirlerinin bütününde sağladığı uyum olan Yahya Kemal, şiirlerine konu olarak genellikle, geçmişte yapılan yiğitlikleri, "rindçe" bir yaşama biçimini, sevgiyi, doğa güzelliklerini almış, toplum sorunlarına yer vermemesi, özellikle 1940'tan sonra eleştirilere uğramasına neden olmuştur. Eserleri: Şiir:Kendi Gök Kubbemiz (1961); Eski Şiirin Rüzgârıyla(1962); Rubailer ve Hayyam Rubailerini Türkçe Söyleyiş (1963); Bitmemiş Şiirler (1976). Düzyazı: Aziz İstanbul (1946); Eğil Dağlar (1966); Siyasi Hikâyeler (1968); Siyasi ve Edebi Portreler (1968); Edebiyata Dair (1971); Çocukluğum, Gençliğim, Siyasi ve Edebi Hatıralarım (1973); Tarih Musahabeleri (1975); Mektuplar, Makaleler (1977).
|