|
Tanzimat Edebiyat -
Tanzimat Edebiyatı
|
|
Namık Kemal, «Vatan yahut Silistre» oyunu yüzünden Magosa'ya sürgün edilmiş, Abdülaziz'in tahttan indirilerek yerine V. Murat'ın geçmesi üzerine affa uğramıştı. Otuz sekiz aylık zindan yaşamı sona eren Namık Kemal, İstanbul'a döndü (1876). Bu sıralarda, beşinci Meşrutiyet ve «Kanun-i Esasî» hazırlıkları içerisinde bulunan imparatorluk, Sırbistan ve Karadağ ile savaşta bulunuyordu. Kasidesinin doğuşu işte bu sıralara rastlar. Türk Edebiyatı'nın en güçlü kasideleri arasındadır. îlk adı «Besalet-i Osmaniyye ve Hamiyyet-i İn-saniyye» olan bu kasidenin bütünü otuz bir beyittir. «Vatan Kasidesi», «Hürriyet Kasidesi» veya sadece «Kaside» diye de anılır. îlkin 2 haziran 1876 tarih ve 236 sayılı «Vakit» gazetesinde iki beyit eksiğiyle; daha sonra birkaç beytinde küçük değişiklikler yapılarak yayımlanır. Görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk u selamettenÇekildik izzet ü ikbal ile bab-ı hükûmetten Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmettenMürüvvet-mend olan mazluma el çekmez ianetten Hakir olduysa millet şanına noksan gelir sanmaYere düşmekle cevher sakıt olmaz kadr ü kıymetten Vücudun kim hamir-i mâyesi hâk-i vatandandırNe gam rah-ı vatanda hak olursa cevr ü mihnetten Muini zalimin dünyada erbab-ı denaettirKöpektir zevk alan sayyad-ı bi-insafa hizmetten Hemen bir feyz-i baki terk eder bir zevk-i faniyeHayatın kadrini âli bilenler hüsn-i şöhretten Nedendir halkta tul-i hayata bunca rağbetlerNedir insana bilmem menfaat hıfz-ı emanetten Cihanda kendini her ferdden alçak görür ol kimUtanmaz kendi nefsinden de ar eyler melametten Felekten intikam almak demektir ehl-i idrakeEdip tezyid-i gayret müstefid olmak nedametten Durup ahkam-ı nusret ittihad-ı kalb-i milletteÇıkar asar-ı rahmet ihtilaf-ı rey-i ümmetten Eder tedvir-i alem bir mekînin kuvve-i azmiCihan titrer sebat-ı pay-ı erbab-ı metanetten Kaza her feyzini her lutfunu bir vakt için saklarFütur etme sakın milletteki za'f u betaetten Değildir şîr-i der-zencire töhmet acz-i akdamıFelekte baht utansın bi-nasib- erbab-ı himmetten Ziya dûr ise evc-i rif'atinden iztırâridirhicâb etsin tabiat yerde kalmış kabiliyetten Biz ol nesl-i kerîm-i dûde-i Osmaniyânız kimMuhammerdir serâpâ mâyemiz hûn-ı hamiyetten Biz ol âl-i himem erbâb-ı cidd ü içtihâdız kimCihangirâne bir devlet çıkardık bir aşiretten Biz ol ulvi-nihâdânız ki meydân-ı hamiyetteBize hâk-i mezar ehven gelir hâk-i mezelletten Ne gam pür âteş-i hevl olsa da gavgâ-yı hürriyetKaçar mı merd olan bir can için meydân-ı gayretten Kemend-i can-güdâz-ı ejder-i kahr olsa cellâdınMüreccahtır yine bin kerre zencîr-i esâretten Felek her türlü esbâb-ı cefasın toplasın gelsinDönersem kahbeyim millet yolunda bir azîmetten Anılsın mesleğimde çektiğim cevr ü meşakkatlerKi ednâ zevki aladır vezâretten sadâretten Vatan bir bî-vefâ nâzende-i tannâza dönmüş kimAyırmaz sâdıkân-ı aşkını âlâm-ı gurbetten Müberrâyım recâ vü havfden indimde âlidirVazifem menfaatten hakkım agrâz-ı hükümetten Civânmerdân-ı milletle hazer gavgâdan ye bidâdErir şemşîr-i zulmün âteş-i hûn-i hamiyetten Ne mümkün zulm ile bidâd ile imhâ-yı hürriyetÇalış idrâki kaldır muktedirsen âdemiyetten Gönülde cevher-i elmâsa benzer cevher-i gayretEzilmez şiddet-i tazyikten te'sir-i sıkletten Ne efsunkâr imişsin ah ey didâr-ı hürriyetEsîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten Senindir şimdi cezb-i kalbe kudret setr-i hüsn etmeCemâlin ta ebed dûr olmasın enzâr-ı ümmetten Ne yâr-ı cân imişsin ah ey ümmid-i istikbâlCihanı sensin azad eyleyen bin ye's ü mihnetten Senindir devr-i devlet hükmünü dünyaya infâz etHüdâ ikbâlini hıfzeylesin hür türlü âfetten Kilâb-ı zulme kaldı gezdiğin nâzende sahrâlarUyan ey yâreli şîr-i jeyân bu hâb-ı gafletten
|