|
İSTANBUL'da doğdu. Asıl adı Ömer'dir. Sekiz yaşlarında babasını kaybedince, annesiyle Varna'ya dayısının yanına gitti; orada okudu. Arapça, Farsça, Fransızca öğrendi. Varna ortaokulunda müdür yardımcısı oldu (1867). Anadolu ve Rumeli'de birçok küçük memurluklarda bulunduktan sonra, İstanbul'da gazeteciliğe başladı. Ahmet Mithat Efendi'nin bestekâr kızı Mediha hanım'la evlendi. «Tercüman -1 Hakikat» gazetesinin edebî bölümünü idare etti (1883 -1885). Kayınpederile arası açılınca «Saadet» ve «Vakit» gazetelerine yazmıya başladı. Mekteb - i Hukuk'la Mekteb - i Sultani edebiyat öğretmenliklerinde bulundu. Recaizade Ekremle yaptığı şiddetli bir kalem tartışması Saray'ın emri ile durduruldu. «Ertuğrul Gazi» manzumesi üzerine II. Abdülhamit'in takdirini kazandı; kendisine rütbe ve nişanla birlikte Osmanlı Tarihi'ni manzum olarak yazmak görevi verildi. Henüz kırküç yaşında iken bir kalb krizi sonunda öldü (13 Nisan); mezarı II. Mahmut türbesi bahçesindedir. Muallim Naci; şiirimizin özünü neoklasisizme götürmek gayesindedir. Klasik şiirleri kadar, modern şiirleri, de zamanında geniş ilgiyle karşılanmıştır. XIX. yüzyılın ikinci yarısındaki şairlerimizin en büyüklerinden sayılır. Yüreğiyle eskiye, aklıyla yeniye bağlı gibidir. «Kuzu», «Avcı» şiirleri yaşadığı dönemde yalınlık ve akıcılık örneğidir. Aruzu konuşma diline uygulamakta, Türk sesine özgürlük vermekte Tanzimat şairlerinin ilerisindedir. Edebiyatımızdaki aşırı değişme dönemi içerisinde, tutumu iyi anlaşılmamış, yeni sanata düşman, eskiye sıkı sıkıya bağlı olarak görülmüştür. Bununla beraber, Divan edebiyatına, Batılı bir görüşe, ilk bilinçli dönüşü o yapar. Çocukluk anılarını anlatırken, dilimizin nesir alanındaki, en güzel örneklerinden birini verir. Muallim Naci'nin ilk şiirlerinde Nedim'in şuh edası, Nabi'nin hikmetli tarzı kaynaşır. Yeni bir söyleyiş kazanan sonraki şiirlerinde ise, çağdaşları Abdülhak Hâmit'le Recaizade Ekrem gibi, şiirin konusunu genişletmeye çalışır.Tabiat tasvirlerine önem verir, aruzu kusursuz olarak Türkçeye uygular: kuralsız nazım şekilleri dahi kullanır. Muallim Naci; şiir, eleştiri, anı, tarih, sözlük, edebiyat bilgileri, tiyatro türlerinde eserler vermiş; çeviriler yapmıştır. Başlıca eserleri: Ateşpâre (Ateş parçası, şiirler, 1883); Şerare (Kıvılcım, şiirler, 1884); Yazmış Bulundum (eleştiriler, 1884); Fürûzân (Parlak, şiirler, 1885); Muallim (eleştiriler, 1886); Mütercim (Arapça, Farsça, Fransızca'dan şiir ve nesir çevirileri, 1886) Demdeme (Kavga, şiirler, 1887); sekiz yaşına kadar olan çocukluk anılarının yer aldığı Ömer in Çocukluğu (1889) Sünbüle (1889), divan edebiyatı terimleri üzerinde bilgi veren Istılahat-ı Edebiye (Edebiyat Sözlüğü, 1889); Türkçede kullanılan yabancı sözcüklerin toplandığı Lûgat-i Naci (Sözlük, 1890); Esâmi (İsimler, 1892); Meder (Kerpiç, oyun, 1910).
|