|
Tanzimat Edebiyat -
Tanzimat Edebiyatı
|
|
Fransız ihtilâlinden sonra dünyada büyük bir yankı bulan milliyetçilik akımı ve Kırım savaşından (1854) sonraki gelişmeler, Osmanlı coğrafyasında yer alan bazı unsurların ayrı devletler kurma düşüncelerini iyice güçlendirir. Irktan çok vicdanî esasa dayanan bir milliyetçilik anlayışı içeren Fransız modeli milliyetçilik, bir Osmanlı milleti oluşturma fikrine ters düşmüyordu. Esasen bu düşünce, ilk olarak II.Mahmut zamanında ortaya atılmış, bazı yöneticiler de, devletin, farklı milletlerden oluşan tebasını, iyice anlayamadıkları Fransız modeline göre, serbestlik ve eşitlik ilkeleri etrafında tek bir millet haline getirebileceklerine inanmışlardır. Avrupa'da, Fransız milletinin Latin, Cermen, Grek ve bazı soyların birleşmesinden oluşması; Almanlar'm Slavlardan bazılarını milliyetlerine katmaları; ırk ve din farklılıklarına rağmen isviçre modeli gibi örnekler bu akımı benimseyenleri ümitlendirir. Bundan dolayı, gerek gayr-ı müslimleri gerekse müslüman unsurları birarada tutabilmek amacıyla, Osmanlılık fikri ortaya atılır. Bütün gayretler, bu anlayış etrafında herkesi toplamak ve parçalanmayı önlemektir. Ali ve Fuat Paşalar, III. Napolyon'un da desteğiyle, bu anlayışın gelişmesi için çaba harcar. Ancak Almanların milliyetlerin esasını ırka dayandırmaları; 1870-71 seferi ile Fransız devleti yara alınca bu siyasi anlayış merkezinde dayanağını kaybeder. Böylece Fransa İmparatorluğu ile beraber geçerliliğini yitiren akım, Osmanlı Devletinde ümit olmaktan çıkar. Din farkı gözetmeksizin, toplumsal birliktelik düşüncesiyle ortaya atılan bu görüşün temsilcileri olarak Mithat Paşa, Genç Osmanlılar, Namık Kemal ve Ahmet Mithat Efendi gibi isimler başı çekmektedir. "İttihad-ı Osmani" fikri etrafında "Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye"yi eski hudutları ile korumak düşüncesi; Balkanlarda bağımsızlıklarını yeni eldi etmiş Yunanlı ve Sırpların desteğiyle, başta Bulgarlar olmak üzere diğer grupların Osmanlı Devletinden aynlma isteklerin kamçılamış, böylece bu anlayıştan beklenen sonuç ekle edilememiştir.
|