|
Tanzimat Edebiyat -
Tanzimat Edebiyatı
|
|
Islahat Fermanı (1856) Osmanlıcılık akımından ziyade İslamcılık akımının gelişmesine imkan sağlar. Gayr-ı müslimlere verilen yeni ayrıcalıklar, müslüman aydınların harekete geçmesine sebep olur. Osmanlılık fikrinin başarılamayacağı anlaşılınca, İslamcılık düşüncesi gündeme gelir. Avrupalıların "Panislamizm" dedikleri bu düşünce, Genç Osmanlılardan bir grup tarafından ortaya atılır. İslâmda var olan ve soya dayanmayan din milleti esaslı "İttihad-ı İslam" düşüncesi, Ortadoğu, Afrika ve Balkanlardaki müslümanların bir arada tutulabilmesi için çare olarak görülür. Sultan Abdülaziz zamanında (1861-1876) başlayan bu akım, II. Abdülhamid döneminde (1876-1909) bizzat padişah tarafından da fikrî ve parasal yönden desteklenerek gelişir. Cemaleddin Efganî (1838-1897) tarafından sistemleştirilen düşüncenin, Muhammed Abduh ve Abdülaziz Caviş Mısır'da; Filibeli Ahmet Hilmi Bey Balkanlarda; Sait Halim Paşa (1864-1921), Mehmet Akif (1873-1936) ve Eşref Edip ise İstanbul'daki önemli temsilcileridir. I. Meşrûtiyet'ten I. Dünya Savaşı (1914-1918) sonuna kadar geçen devrede en parlak dönemini yaşayan akımdan da beklenen sonuç elde edilememiştir. İngilizlerin, I. Dünya Savaşı döneminde Araplar üzerinde uyguladıkları ayrılıkçı politika, bu anlayışın da suya düşmesine neden olmuştur. Beyânü'l Hak (1906), Sırat-ı Müstakim (1908), Sebilü'r Reşat (1912) bu akımın önemli yayın organlarıdır.
|