Felsefe

Fotoğraf

İsmail Hak­kı Sunat PDF Yazdır e-Posta
Besteciler - Türk Bestecileri

 Galatasaray Lisesi'ndeki öğrenimi sı­rasında, müzik öğretmeni İsmail Hak­kı Sunat'ın yönlendirmesiyle ilk müzik derslerine başlayan Ali Doğan Sinangil, keman, solfej ve armoni eğitimini Seyfettin Asal, Ali Sezin, Demirhan Altuğ ve Tahir Sevenay'dan aldığı özel derslerle geliştirdi. 1954'te Gala­tasaray'ı bitirerek, yükseköğrenim için Federal Almanya'ya gitti (1955). Bu ülkede mühendislik öğrenimini sür­dürürken, 1955-1960 yılları arasında Darmstadt Müzik Enstitüsü'nün çalış­malarını yakından izleme olanağı bul­du. Scherchen, Maderna, Boulez, Ligeti, Stockhausen, Kontrasky gibi ye­ni müziğin ünlü kişilerini tanıdı; çağ­daş müzikle ilgili çeşitli kursları izle­di.

  

YAPITLARININ ÖZELLİKLERİ

 

Ali Doğan Sinangil ilk çalışması olan Op. 1 Yayh Sazlar Süiti'nin henüz öğ­rencilik yıllarında, 1953'te besteledi. Dizisel yöntemle yazılmış olan bu sü­it, bestecinin 1950'den başlayarak çağdaş müziğe duyduğu ilgi ve araş­tırmalarının ilk ürünüdür. Schönberg, Berg, Webern ve Messiaen gibi bestecilerin partisyonlarını inceleyerek XX. yy'ın getirdiği yeni tekniğin etkisinde kalan bestecinin Op.l Yaylı Sazlar Süiti'nde ilk bölüm, viyolonsel ve kontrbasların dört ses­ten oluşturduğu bir ana motifle başlar. Çeşitli değişimlere uğrayan bu motif, doruğa tırmandıktan sonra çözülür. İkinci bölüm, pianissimo içinde ufak kıpırdanışlardır. Üçüncü bölümse enerjik ve ritmik bir yapıdadır. Bu bö­lümün sonunda yoğun çokseslilik, be­lirgin bir gizemsellik taşır. Son bölüm, lirik anlatımda ve üç sesli bir inyentiofl'dur. İlk kez 1976'da bestecisi yö­netiminde İstanbul'da seslendirilen bu yapıt, 1982'de Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası tarafından ve ge­ne aynı yıl Ankara Oda Orkestrası ta­rafından çalınmıştır. 1984'te de Mi­mar Sinan Solistleri tarafından ses­lendirilmiştir.

  

Sanatçının Darmstadt'da bestelediği Op. 2 İmprovisation (1959) dokuz çal­gı ve orkestrayı yöneten şefin de ka­tılacağı bir doğaçlamadır. 60-120 met­ronom vuruşu içinde, şefin kendine kalmış bir tempo değişikliğini öngö­rür; yorumcularsa bu tempoların dı­şına çıkabilir. Değeri saptanmamış notaları, yorum anında çalanlar sap­tar ve gerekirse şef, yorumcuları bek­leyebilir. Böylece her çalmışı ayrı sonuç veren bir yapıttır Op. 2 İmprovi­sation. Besteci, doğaçlama yöntemi­nin genel anlatım için bir araç oldu­ğunu ileri sürmüştür. Bu yapıt, ilk kez Darmstadt'da, Bruno Maderna yöne­timinde seslendirilmiştir. Ali Doğan Sinangil'in 1969'a kadarki çalışmaları, açık formlar içinde, me­lodik çizginin dışında, ton kavramın­dan uzak denemelerdir. Op.6 Birinci Yaylı Sazlar Kuarteti (1969) ile bes­teci, senfoni, kuartet gibi geleneksel form başlıkların kullanmaya başladı. Bunlar gene içerik olarak ton ye ses kavramı dışında dizisel yöntemi içe­ren yapıtlardır. 1970'te yazdığı Birin­ci Senfoni, değişken bir yoğunluğu sergiler.

  

Ali Doğan Sinangil, Op. 9 Mevlana Oratoryosu (1973) ile tasavvuf felse­fesinin gizemsel içeriğini çağdaş mü­zik düşüncesinin yenilikleriyle birleş­tirdi. Bu yapıt, Mevlana'nın Mesnevisi’sinin ilk sekiz beytinin olduğu gibi ak­tarıldığı sekiz bölüm olarak işlenmiş bir oratoryodur. Bölümlerin kimi, ufak çalgı birleşimleri için, kimi de büyük orkestra için yazılmıştır. Şiirdeki dü­şünceyi müzikle yansıtmak amacını güden besteci, teknik açıdan raslantısal, dizisel ve yoğun bir çoksesliliği ortaya koyan pasajlar dokumuştur. Yapıtta büyük karşıtlıklar yerine aşa­malı bir gelişme vardır. Başlangıçta tek başına renksiz bir flüt sesi duyu­lur; boşluktan gelen gizemsel bir ses­tir bu. Viyolonsel ve bir başka flüt se­si aynı ses çevresinde renkler örerek yavaştan bir genişleme yaratırlar. Tek çizgiden belli bir yoğunluktaki ses dokusuna doğru olan bu gelişme, ta­savvuf anlayışının gerektirdiği düşün­ce yoğunlaşmasını yansıtır. Giderek derinleşen çoksesli yapı ve kenetlen­miş sesler,bir çeşit "derin düşünme"ye çağrıdır. Op. 9 Mevlana Oratoryosu'nun A cappella koro bölümü 1979'da Yedinci İstanbul Festivali'nde seslendirilmiştir. Ali Doğan Sinangil 1973'ten sonra, ifade etmek istediği müziğin özüne da­ha uygun bir müzik dili bulduğunu söyleyerek Op. 9 Mevlana Oratoryo­su ile müziğinde yeni bir döneme baş­ladı. Daha sonraki çalışmala­rında da, sözgelimi Op. 13 Üçün­cü Senfoni ve Op. 14 Çağrı başlıklı mistik bale müziğinde, giderek ge­leneksel sanatlarla ve Türk kültürüy­le ilgili bir gizemi belli bir müzik di­liyle geliştirme amacına yöneldi

   Eserleri: 

Solo için: Op. 7 Piyano Parçası (1969). Dörtlü: Op. 6 Birinci Yaylı Sazlar Kuarteti (1969); Op, 11 İkinci Yaylı Sazlar Kuarteti (1979). Oda orkestrası için: Op. 1 Yaylı Saz­lar Süiti (1953); Op. 2 İmprovisa­tion I (1959); Op. 4 Polifoni (yaylı saz­lar orkestrası için, 1961); Op. 5 İmp­rovisation  (1961) Ses ve orkestra için: Op. 9 Mevlana Oratoryosu (1973). Solo ve orkestra için: Op. 12 Viyolon­sel Konçertosu (1982). Orkestra için: Op. 3 Kompozisyon (Prelüd, 1959); Op. 8 Birinci Senfoni (1970); Op. 10 İkinci Senfoni (1978); Op. 13 Üçüncü Senfoni (1983); Op. 14 Çağrı (mistik bale müziği, 1984).

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle