Felsefe

Fotoğraf

Yal­çın Tura PDF Yazdır e-Posta
Besteciler - Türk Bestecileri

Küçük yaşta kemanla başladığı müzik derslerini piyano ile sürdüren, Seyfeddin Asal, Demirhan Altuğ ve Ce­mal Reşid Rey'in öğrencisi olan Yal­çın Tura 1954'te, Galatasaray Lisesi' ni bitirerek, İstanbul Üniversitesi Ede­biyat Fakültesi'nde, felsefe, pedagoji ve arkeoloji dallarında öğrenim gör­dü. 1960'ta Felsefe Bölümü'nü bitir­di.

  

İlk beste çalışmaları arasında, 1952' de ortaya çıkan Beş Kısa Piyano Par­çası görülür. Bu ilk çalışması, dizisel yazının etkisindedir. 1955'ten 1976'ya kadar yalnız beste yaparak geçimini sağlamış olan Yalçın Tura, bu süre içinde başladığı film ve sahne müziği çalışmalarında, elliden fazla sinema ve televizyon filmi için müzik, on ka­dar tiyatro yapıtı için sahne müziği yazmıştır. Bu nedenle yapıtlarında pek çok kaynaktan yararlandığı görü­lür: Gerçekten de, geleneksel makam­lardan halk müziğine, cazdan senfo­nik müziğe ve hafif müziğe, dizisel yöntemden elektronik müziğe kadar etkisinde kaldığı birçok alan vardır. Yalçın Tura, değişik zamanlarda es­ki yapıtlarını yeniden ele alıp gözden geçirerek, bunlardan, başka yapıtlar türetebilmektedir. Bu nedenle çalış­maları belli dönemler içinde incelenemez. Ancak ilk çalışmalarından günü­müze doğru elindeki olanakları daha iyi kullandığını, daha yalın ve öz bir anlatıma yöneldiğini görürüz. S.A.C.E.M. (Müzik Yazarları, Besteci­leri ve Yayımcıları Derneği) üyesi olan ve bu kuruluşun Türkiye İcra Komitesi'nde görev yapan Yalçın Tura, T.R.T'de çeşitli zamanlarda jüri üye­liği ve Danışma Kurulu üyelikleri yap­mıştır. Beş Yıllık Kalkınma Planı Ha­zırlık Komitesi'nde Türk müziği baş­kam olarak görev alan Yalçın Tura, 1976'dan bu yana İstanbul Devlet Konservatuvarı Türk Müziği Bölümü öğretim görevlisidir. Yalçın Tura uzun yıllar Türk müziği ses sistemi üstüne araştırmalar yap­mış, 1970'ten bu yana yaptığı beste­lerde bu araştırmalardan yola çıkarak yeni bir mikrotonal anlayış geliş­tirmiştir. Yalçm Tura'nın müzikbilim konusunda çeşitli çalışmaları, birçok eski yapıtı çevriyazı (transkripsiyon) yoluyla günümüzdeki dile ve notaya aktaran yayınları vardır.

  

SANAT ANLAYIŞI

 Yalçın Tura, geçmişten günümüze ulaşan birikimi yeni bir bireşim için­de değerlendirmek, ulusal niteliğe sa­hip, ama zaman üstü, yeni ve kişisel bir müzik yaratmak amacında olan bir bestecidir. Buna bağlı olarak, ki­şisel bir ezgi çizgisi ve zengin, arınmış bir armoni, ele alman gerecin çeşitli yönlerinin ve boyutlarının işlendiği karmaşık bir kontrapunto (kontrpuan), canlı ritmik bir yapı, renkli or­kestralama yapıtlarının başlıca özel­likleri durumuna gelmiştir. Besteci günlük akımların değeri olmadığına, sanat yapıtının geçici modalarla de­ğil, kendine özgü kurallarla yazılabi­leceğine inanmaktadır. Türk gelenek­sel makam müziğinin bir anıt olarak korunması, doğru yorumunun sağlan­ması gerektiğini ileri sürer. Çoksesli­liği müzikte bir araç olarak kabul eden Yalçın Tura, Türk geleneksel makam müziğinin çokseslendirilmesi durumunda küçük aralıkların değeri­ni yitirme tehlikesiyle karşılaşacağı­nı ileri sürer.  

YAPITLARININ ÖZELLİKLERİ

Yalçın Tura'nın yapıtlarının büyük bir bölümü sinema filmi, televizyon fil­mi, sahne müziği ağırlıklıdır. Belgesel ve kısa metrajlı filmlere müzik yazdı­ğı gibi birçok reklam filminin de mü­ziğini bestelemiştir. En ünlü tiyatro müziği Keşanlı Ali Destanı 'dır. Yalçın Tura, Haldun Taner'in gerçekleştirdi­ği bu oyuna baştan sona yazdığı mü­zikle ülkemizde ilk kez müzikli destan­sı (epik) oyun türünün sahnelenmesi­ne yardımcı olmuştur. Genellikle halk müziğinin temel özelliklerine bağlı kalan müzik, kantolardan oyun havala­rına uzanan bir çizgi izler. Çoğunluk­la klasik ses eğitimi geçirmemiş oyun­cuları göz önünde tutarak, kolay ve yalın bir müzik yazmış, yeniyi biçim­de değil özde aramayı denemiştir. Üf­leme ve vurma çalgıların daha çok kullanıldığı orkestrada yeni ses renk­leri arandığı dikkati çeker. Enginlerden Yücelerden (1969) başlıklı yaylı yaylı çalgılar süiti, bestecinin yur­dun değişik yörelerinden esinlendiği bir halay zinciridir. Keman ve Piyano İçin Ballad 1962'de yazılan bir film müziğinin yeniden ele alınması sonucu 1972'de bestelenmiştir. Ballad, bir tek hücreden doğarak on iki eşit aralıklı dizinin en küçük aralığı olan küçük ikili ile onu izleyen büyük ikili aralıklardan oluşur. Ritmik yapısı da benzer ilişkileri gözeten hürelerden, semai usulü ile Türk aksağı ve aksak semai usullerinden esinlenmistir.

 Besteci bazı yapıtlarında Tür müziği çalgılarını senfoni orkestram içinde kullanmıştır. Sözgelimi, Şah Murat Süiti (1978) tambur ve kanunun yer aldığı senfonik bir çalışmadır.   

Eserleri: 

Solo için: Beş Kısa Piyano Parçası (1952); Sonat (piyano için, 1959). İkili: Keman ve Piyano İçin Ballad (1972).

Oda orkestrası için: Surname (flüt, al­to, obua, keman, viyolonsel ve vurma çalgılar için, 1959); Oda Senfonisi (1959); Oyun Havalan (yaylı sazlar or­kestrası ve keman solo için, 1959-1972); Enginlerden Yücelerden (yaylı çalgılar için, 1969); Hüseyni Saz Semaisi (1972).

Solo ve orkestra için: Viyolonsel Kon­çertosu (1956).

Orkestra için: Dans Süiti (1956); Or­kestra Süiti (1958); jazz Süiti [1962); Toccata (1962); Bir Hak Temi Üstüne Variyasyonlar (1963); Birinci Senfo­ni (1957-1966); Üçüncü Süit (1976); Şah Murat Süiti (1978). Koro için: Koro Parçalan (1967); Ço­cuklar ve Gençler İçin Müzik (1967 -1969); Şeyh Galip'in Şarkıları (1972-1975); Yeniden Eski Mahabbetleri Tecdid İdelüm (İ976). Yalçın Tura ayrıca birçok sinema fil­mi müziği (Zümrüt, 1959; Yılanların Öcü, 1962; Cemo, 1972; Bir Yudum Sevgi, 1984; vb.), televizyon filmi mü­ziği (Aşk-ı Memnu, 1975; Kırık Hayat­lar, 1985; vb.), tiyatro yapıtı için sah­ne müziği (Keşanlı Ali Destanı, 1964, vb.) bestelemiştir.

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle