|
Küçük yaşta kanun çalmaya başlayan Hasan Ferit Alnar,on iki yaşında iyi bir kanun yorumcusu oldu.Hüseyin Saadettin Arel'den armoni, Edgar Manas'tan kontrapunto ve füg dersleri aldı. On altı yaşında Darüttalim-i Musiki adlı toplulukta kanun çalmaya başladı. 1922'de geleneksel Türk makamları içinde tek-sesli bir operet yazdı. 1927'de mimarlık öğrenimini yarıda bırakarak Viyana Devlet Müzik Akademisi' ne yazıldı ve joseph Marx'dan bestecilik. Oswald Kabasta'dan yöneticilik dersleri aldı. Akademi'nin yüksek bölümünü bitirerek yurda döndükten (1932) sonra, İstanbul Şehir Tiyatrosu'nda orkestra yöneticiliği ve İstanbul Belediye Konservatuvarı'nda müzik tarihi öğretmenliği yaptı. 1936'da Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'na yönetmen yardımcısı ve Ankara Devlet Konservatuvarı'na piyano eşleyicisi olarak atandı; 1937-1946 arasında aynı konservatuvarda bestecilik dersleri verdi ve ilk opera temsillerinin düzenlenmesine katkıda bulundu. 1946'da Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası yöneticiliğine getirilen Hasan Ferit Alnar, 1952'de rahatsızlığı nedeniyle bu görevden ayrıldı. Daha sonra Ankara Devlet Konservatuvan'nda armoni, biçimbilgisi, orkestralama dersleri verdi ve Ankara Devlet Operası'mn yöneticiliğini yaptı. Hasan Ferit Alnar'ın 1943'te tamamladığı (aynı yıl seslendirildi) Viyolonsel Konçertosu'nun birinci bölümünde viyolonselle sunulan ilk tema, nikriz makamındadır. Geleneksel Türk müziği niteliğindeki bir taksimi andıran uzun bir geçişten sonra, hüseyni uşşak makamında ikinci bir tema ortaya çıkar: bu temayı fagot sunar, viyolonsel sürdürürken, solo, yaylı çalgıların eşliğiyle suzinak makamında bir ezgi söyler ve en baştaki tema yinelendikten sonra, parça sona erer. Hasan Ferit Alnar, 1951'de yazdığı ve aynı yıl içinde Viyana'da yorumlanan Kanun Konçertosu 'yla kanunu ilk kez yaylı çalgılar orkestrası içinde kullanan besteci olmuştur. Yazılması beş yıl süren yapıtın birinci bölümündeki (moderato.) ana tema, Giriftzen Asım Bey'in rast peşrevinden kaynaklanır. Orkestrayla duyulan bu giriş teması, kanuna geçer ve Türk halk müziği niteliğinde bir ezgiyle söner. Orkestra ve solonun söyleşisi, bir tür taksim olan kadansla son bulur. İkinci bölüm (lento) Mevlevihane ortamından kaynaklanan gizemci (mistik) bir havadır. Son bölüm (allegro poco moderato), oynak ve alımlı bir kanun soloyla girer; buna orkestra katılır ve yer yer ilk bölümdeki rast peşrevi de duyulur. PRELÜD VE DANS Hasan Ferit Alnar'ın en tanınmış yapıtı, ilk kez 1935 yılında Viyana' da seslendirilen Prelüd ve Dans'tır. Türk halk ezgilerinden kaynaklanan titiz bir armoni dokusuyla örülü bu yapıtta, ağır bir prelüdden sonra, coşkulu ve alımlı dans bölümü, Türk folklorunun ritim kıvraklığını ortaya koyar. Türk Beşleri" diye adlandın topluluğun üyesi olan Hasan Ferit Alnar, Viyana Senfoni Orkestrasında, Münih Senfoni Orkestrasında ve Stuttgart Radyo Orkestrası'nda konuk yönetmen olarak da çalışmış ayrıca, İstanbul Sokakları, Namık Kemal, Halıcı Kız gibi film müzikleri yazmış ve Halıcı Kız'daki kanun soloyu kendisi seslendirmiştir. Eserleri: Türk makamları içinde: Teksesli bir operet (1922); on saz semaisi (1926); iki peşrev ve bir saz semaisi (1928-1930); kanun için taksimler (1928-1930); vb.Orkestra için: Türk Süiti (1930); Romantik Uvertür (1932); Prelüd ve Dans (1935); İstanbul Süiti (1937-1938). Oda orkestrası için: Trio Fantezi (1929); Süit (keman ve piyano (1930); Yaylı Dörtlü (1933). Solo ve orkestra için: Viyolon Konçertosu (1943); Üç Türkü (soprano ve orkestra için, 1948); Kanun Konçertosu (1944-1951). Sahne müziği: Yalova Türküsü (1932); Sarı Zeybek (1932); Goetnin Faust'u İçin Müzik (1944). Film müziği: İstanbul Sokakakları (1931); Namık Kemal (1949); Halıcı Kız (1953).
|