Felsefe

Fotoğraf

Hacı Arif Bey PDF Yazdır e-Posta
Besteciler - Türk Bestecileri

Daha ilkokul çağındayken güzel se­siyle çevresinin dikkatini çeken Arif Bey, Zekaî Dede'den, Eyyubî Meh­met Bey'den, İsmail Dede Efendi'den ve Haşim Bey'den özel dersler aldı. Küçük yaşta Mızıkai Hümayun'a gir­di; ayrıca Bab-ı Seraskerî'de (Sa­vunma Bakanlığı) kâtip olarak çalış­maya başladı. Bu arada besteleri ve güzel sesiyle Sultan Abdülmecit'in ilgisini çekip, cariyelere müzik öğ­retmeni olarak saraya alındı. Bu görevini kısa aralıklarla Abdülaziz, Murat V ve Abdülhamit II dönemle­rinde de sürdürdü (Harem'deki müzik öğretmenliğinin birçok kez ke­sintiye uğramasının nedeni, gözde cariyelere gönül verdiği için saray­dan uzaklaştırılmasıdır; ama saray­dan uzak kaldığı dönemlerde bile, padişahın ilgisini çekmeyi başarmış­tır). 

SANATI

Birçok Türk bestecisi gibi Hacı Arif Bey de, müzik bilgisini çeşitli beste­leri dinleyerek ve ezberleyerek (meşk ederek) geliştirdi. Bütün ya­şamı boyunca ne bir çalgıyla ilgilen­di, ne de nota öğrendi. Gerçi, nota bilmeyen ve bir çalgı öğrenmemiş tek Türk bestecisi Hacı Arif Bey de­ğildir; ama, öbürlerinin hiçbiri, apansızın en çok kullanılan makam­lar arasına giren yeni bir makamın (kürdilihicazkâr) bulucusu ya da Arif Bey kadar güçlü bir modülasyon ustası da değildir. Doğrudan doğruya şarkı biçimine eğilen Arif Bey, bu biçimi geliştirerek bütün yapıtlarında kullanmış, böylece da­ha geniş bir kitleye seslenmiştir. Ay­rıca, kendisinden önceki bestecile­rin büyük titizlikle koruduğu klasik kurallara değil, duyguların anlatı­mına önem veren bestecinin, Şevki Bey, Leon Hancıyan, Kanuni Meh­met Bey gibi bestecilerin yetişmesin­de büyük katkısı olmuştur.  

BAŞLICA ŞARKILARI

Kürdilihicazkâr: Geçti zahm-ı tir-i hicrin ta dil-i naşadıma;Kanlar döküyor derdin ile dide-i giryan;Gurub etti güneş dünya karardı;Muntazır teşrifine hazır kayık. 

Nihavent: Ahteri düşkün garib-i âşık-ı avareyim; Ben buy-i vefa bekler iken suy-i çemenden; Bakmıyor çeşm-i siyah feryada 

Hicaz: Saydeyledi bu gönlümü bir gözleri ahû; Kurdu meclis âşıkan meyhanede. 

Rast: Mükedder derd-i peyderpeyle şimdi.

Uşşak: Meyhane mi bu, bezm-i tarabhane-i Cem mi.

Suzinak: Çekme elem-i derdini bu dehr-i fenanın.

Segah: Bülbül yetişir bağrımı hun etti figanın; Olmaz ilaç sine-i sadpareme.

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle