|
Orta öğrenimini yaptığı yıllarda Kayseri Halkevi'nde ilk resim derslerini alan (1947-1949) Özdemir Altan, bir süre ressam Halit Doral' in yanında çalıştı. 1956'da Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü'ne girdi ve Halil Dikmen ile Zeki Faik İzer'in öğrencisi oldu. 1956'da bitirdiği Akademi'ye, 1961'de Resim Bölümü asistanı olarak atandı. Çeşitli topluluk ve dernek sergilerine katıldı. 1966'da Çağdaş Ressamlar Cemiyeti'nin" Yılın Genç Ressamı"ödülünü aldı. 1971'de 32.Devlet Resim ve Heykel Sergisi'nde ikincilik ödülü kazandı. SANATI İlk dönem resimlerinde Uzakdoğu sanatına ve arkaik sanata yönelerek figüratif bir anlatımcılığı temel alan Özdemir Altan, daha sonra Anadolu mitolojisinin evrensel konularından hareket ederek çağdaş bireşimci görüşü benimsedi ve bu doğrultuda bir dizi resim yaptı. Figürü, leke ve benek anlayışı içinde eriterek, soyutlayıcı bir bakış açısını kişisel eğilimleriyle geliştirdiği bu çalışmalarında, özgün bir resim beğenisinin sınırlarını zorladığı görülür. Aşağı yukarı 1970 yıllarının başlarına kadar uzanan bu dönem, fotoğraf gerçekçiliğinin mekanik biçim ve kompozisyon araştırmalarıyla daha çözümsel bir doğrultuda ele alındığı son dönem resimlerine bağlanır. Özdemir Altan'ın bu dönemle bağıntılı olarak yoğun biçimde halı çalışmalarına geçişi, tekniğe ilişkin araştırmalarının da özgün bir bölümünü oluşturur. Sanatçı, duvar halısı konusunda ilk bilgileri atölye hocası Zeki Faik İzer'den almıştır. İzer, daha 1955 yıllarında verdiği derslerde, pek az kişinin tanıdığı çağdaş halı sanatçısı Fransız jean Lurçat' dan söz ederek goblen tekniğini yeni bir görüş çerçevesinde ele aldığı yapıtlarını tanıtmıştı. Özdemir Altan' daki duvar halısı tutkusunun, bu örneklerden kaynaklandığı söylenebilir. Özdemir Altan, İstanbul Ticaret Sarayı süslemesi için yapmış olduğu halı önerisi geri çevrilince yılmayıp, bu konudaki çalışmalarını kişisel çabalarına dayalı olarak sürdürdü. TRT'nin İstanbul Radyosu konser salonu fuayesi için açmış olduğu yarışmaya katıldı. Kolaj tekniğiyle ilk taslaklarını hazırladı; şartnamede istenen örnek, Gaziantepli bir kilimciye dokutturuldu. Özdemir Altan'ın bundan sonraki çabası, goblen tekniğini kavramaya yönelik oldu. Önce, kilimin geleneksel tekniğini öğrenebilmek için, Anadolu'da bu tekniğin uygulandığı yöreleri gezerek incelemelerde bulundu ve bir ay kadar Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu'ndaki çalışmaları izleyerek.öğrendiklerini uygulama alanına koydu. Geleneksel kilim tekniğini çağdaş bir anlayışla, degrade tonlar ve değişik dokular düzeni içinde yeniden ele aldı. Önce küçük bir tezgâh kurdu, sonra bu tezgâhı geliştirdi. Dokuduğu halıları, resim çalışmalarının yanında Ankara ve İstanbul'da sergiledi. Kuşkusuz bu denemeler ve halı tekniğine ilişkin uygulamalar, Özdemir Altan'ın ressamlığı ikinci plana attığı anlamına gelmez. Nitekim resim çalışmaları, 1970 yıllarında yöneldiği yeni eğilim düzeyinde aksamadan sürmüştür. Bu resimlerinde titiz bir sanatçı işçiliği, günümüzdeki makineleşmiş insanın dramıyla iç içe yansıtılır.
|