Felsefe

Fotoğraf

Giacomo Puccini PDF Yazdır e-Posta
Besteciler - Yabancı Besteciler
Bir müzik öğretmeninin oğlu olan Giacomo Puccini iki yüzyıldır müzikle uğraşan bir aileden geliyordu. Baba­sını küçük yaşta yitirince ilk müzik derslerini babasının öğrencilerinden aldı. Pisa da Verdi'nin Aida 'sını gör­dükten sonra, opera bestecisi olmak istedi. Milano'da opera bestecisi Ponchielli'nin öğrencisi oldu ve orada ilk operalarını (Le Villi, 1884: Edgar, 1889) verdi. Artık müzik çevrelerinin dikkatini çekmeye başlamıştı. Büyük bir başarı sağlayan Manon Lescaut (1893), ardından da La Boheme (1896) adlı operalarını besteleyen müzikçi İtalyan müzikseverlerine kendini kabul ettirdi; art arda Tosça (1900) ve Madame Butterfly'ı (1904) bestele­di. 1907'de A.B.D'ne giderek La Fanciulla del West (Altın Batının Kızı, 1910) ile Metropolitan Operası için bi­rer perdelik İl Tabarro, Suor Angelica ve Gianni Schicjhi operalarından oluşan İl Trittico' yu (1918) hazırladı. Sağlığı giderek bozulmaya başlayan besteci son yapıtı Turandot' u bitiremeden öldü. Partisyonu Franco Alfano tarafından tamamlanan Turandot, 1926'da Toscanini'nin yönetiminde Scala'da yorumlandı. Operalarından başka bir Senfonik Prelüd(1876), bir Missa (1880), bir Senfonik Capriccio (1883), piyano ve org için çeşitli par­çalar ve bir Requiem (1905) bestele­miş olan Puccini yapıtlarının konusu ve işlenmesi bakımından İtalyan operasındaki gerçekçilik akımının başlıca temsilcisi oldu. Yaşadığı dönemin müzik anlayışına uygun ola­rak beste tekniğinde yeniliklere yer vermekten kaçınmadı. Debussy, Stravinski, Schoenberg gibi bestecilerin teknik ve estetik açıdan özelliklerini göz önünde tuttuysa da bunlardan önemli ölçüde etkilendiği söylenemez Puccini, operalarında daha çok ken­dine özgü ve "geç romantik" olarak nitelendirilebilecek bir anlatım biçi­mini yeğlemiştir.   
 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle