Felsefe

Fotoğraf

Richard Strauss PDF Yazdır e-Posta
Besteciler - Yabancı Besteciler

Orta ve yüksek öğreniminin yanı sıra iyi bir müzik öğrenimi gören Richard Strauss, Tombo'yla piyano, Benno Walter'le keman, F.W. Meyer'le bes­te, füg ve kontrapunto, Hans von Bülow'la da orkestra yöneticiliği çalıştı.

 

Hans von Bülow, Richard Strauss'un Meiningen Orkestrası yöneticiliğine atanmasını sağladı. Ardından beste­ci, Münih Operası'nın üçüncü orkes­tra şefi (1886), daha sonra daWeimar Sarayı'nm kapella yöneticisi yardım­cısı oldu (1889).

 

Gençlik yıllarındaki yapıtlarında (so­natlar, konçertolar, iki senfoni) Schumann ve Brahms'tan etkilenen Ri­chard Strauss, zamanla tiyatro sevgi­si ağır basan ve felsefi bir ideal pe­şinde olan bir müzikçi görünümü kazandı.Orkestra için yaptığı besteler şu yapıtlardan oluşur: Senfonik şiirler; programlı senfoniler (A us îtalien [İtal­ya'dan], 1887); senfonik şiir biçimin­deki ruhsal portreler (Don juan, 1889; Macbeth, 1890; Tod und Verklârung [Ölüm ve Değişim, 1890]; yergili Till Eulenspiegel, 1895; Also sprach Zarathustra [Zerdüşt Böyle Buyurdu, 1896]; viyolonselle Don Kişot 1898 özyaşamöyküsü nitelikli Ein Heldenleben [Bir Kahramanın Yaşamı, 1899]). Bestecinin ayrıca Eine Alpensymphonie (Alpler Senfonisi, 1915) adlı büyük boyutlu ve betimsel anlayışta gerçek­leştirilmiş bir yapıtı daha vardır. Ya­şamının bu ilk dönemiyle ilgili yapıt­ların arasından, ezgisel özgünlük  armoni zenginliği ve olağanüstü bir orkestralama düzeyiyle kendini belli eden bir anlatım dilinin öğeleri belir­ginleşir.

 

LİRİK YAPITLAR

 Richard Strauss'un müzik yaşamındaki ikinci dönemde, özellikle tiyatronun ağır bastığı görülür. Oscar Wilde'den esinlenerek hazırladığı Salome (1905), sahne için gerçekleştirdiği büyük bir yapıtlar dizisinin bir bölümünü oluş­turur; bunu Elektra'nın (1908) izledi­ği görülür. Ama bestecinin temelde barok olan tiyatro merakı, XVIII. yy. düşüncesine dönmesine yol açtı ve besteci kendine özgü bir anlatım dilini ve Wagner'in recitativo arioso'sundan esinlenerek kişisel bir "okuma" yöntemini benimsedi. Bu müzik kay­naşmasından bir yeni barok sanat doğdu: Der Rosenkavalier (Güllü Şö­valye, 1911); Ariane auf Naxos (Ariadne Naksos'ta, 1912). Bu yapıtları Dâphne (1938), Die Liebe der Danae (Danae'nin Aşkı, 1940) ve Capriccio  (1942) izledi. Richard Strauss'un yapıtlarında daha başka eğilimler de gözlenir. Rossini'den esinlenerek oluş­turduğu Die Schureigsame Frau (Ses­siz Kadın, 1935) ve İntermezzo verismo'ya yaklaşan yapıtlardır. Bu geçmi­şe dönüşte Fransız düşüncesine uygun bir anlayışta gerçekleştirilmiş olan çalgı parçalarını, Lulli ve Couperin tarzındaki dans süitlerini de saymak gerekir.         
 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle