Felsefe

Fotoğraf

İgor Stravinskif PDF Yazdır e-Posta
Besteciler - Yabancı Besteciler
Petersburg İmparatorluk Operası'nda birinci bas bir baba ile önemli bir pi­yanocu annenin çocuğu olan İgor Stravinskif (ya da Stravinskiy) Rimski-Korsakov tarafından yetiştirildi. Bestecilik yaşamına bir senfoniyle başladı; bunu kısa süre sonra Şenlik Ateşi izledi (1908). Bununla birlikte, Sergey Diag Mev'le karşılaşması, ya­şamında bir dönüm noktası oluşturdu; daha sonra Rus balelerinin kurucusu kendisine Ateş Kuşu (1910) ve Petruşka (1911) balelerini ısmarladı. Bu iki yapıt Beşler Grubu'nu oluşturan müzikçilerin etkilerini yansıtır; bu müzikçiler henüz anlayış açısmdan folklo­ra bağlıdırlar. Ama, Stravinski'nin öz­gün kişiliği, uyum ve orkestralama tekniğindeki incelikte kendini belli eder.

Stravinski'nin 1913'te gerçekleştirmiş olduğu İlkbahar Ayini birçok bakım­dan, temasıyla olduğu kadar müziksel anlayışıyla da son derece gerilimli bir yapıttır; ritmik öğeler giderek karmaşıklaşmıştır; armonik dil atonalliğe yaklaşmıştır. Yapıt ilk olarak Champs Elysees Tiyatrosu'nda 29 Mayıs 1913'te dinleyicilere sunulduğunda skandal yaratmıştır; bu tepki temelde yapıtın anlatım yollarıyla benimsetilmeye çalışılan kesin ve ani kopma ol­gusundan kaynaklanmıştır. Bu tarih­ten sonraki üç yıl boyunca, besteci bir yandan Bülbül operasını tamamlar­ken, öte yandan da Trois poâsies de la lyrique Japonaise'i, yaylılar dört­lüsü için üç parça ve çeşitli ezgiler bestelemiştir.

  

YENİ-KLASİKÇİ DÖNEM

 

Belli bir tarihten sonra ozan Ramuz' le ortaklaşa çalışmaya başlayan Stravinski, böylece çalgı sayısı sınırlı Dü­ğün (ancak 1923'te tamamlandı) ve Tilki gibi yapıtlarım oluşturdu; bu so­nuncu yapıt, 1922'de Opera'da Rus baleleri tarafından temsil edildi; ge­ne aynı biçimde Ramuz'nün bir met­ni üstüne hazırladığı Askerin Öykü­sü 'nde metin, müzik ve dans iç içedir ve gene çalgı sayısı azdır.1918 yılı, Di-aghilev'e adanmış olan Dört Rus Şar­kısı adlı yapıtıyla müzikçinin ilk çalış­ma tarzının sona erdiğini gösterir gi­bidir. Bundan sonra geçmişe bir baş­vurma dönemi başlar; bu dönem ço­ğunlukla yeni-klasik olarak adlandırı­lır ve bu süre içinde besteci kendini, son derece özgün bir biçimde, artık zaman aşımına uğramış gibi görünen bir müzik anlayışı arayışına kaptırır. 1920'de Opera'da yorumlanan Pulcinella, Pergolesi'nin yapıtlarını anım­satıyordu; Piyano ve Armoni Orkes­trası İçin Konçerto (1924) ve İki Piya­no İçin Konçerto'ysa (1935) Bach'ın bestelerine benziyordu. Öte yandan Oedipus Rex'te (Kral Oidipus, 1927) Haendel'in, Perinin Öpücüğü 'nde (1928) Çaykovski'nin yapıtlarının ha­vası vardı. Gene aynı dönemde Apollon Musagetes (1928) ve İskambil Oyunu (1936) adlı yapıtları yorumlan­dı. Ayrıca Boston Senfoni Orkestrası' nın ellinci kuruluş yıldönümü için Mezmurlar Senfonisi (1930) ve Keman Konçertosu (1931) gibi yapıtlar da bu yeni-klasik döneme aittir. Son olarak, Fransız müzik anlayışı içinde ve A. Gide'in bir metni üstüne bestelenmiş olan Persephone 1934'te İda Rubinstein tarafından Opera'da yorumlan­mıştır.

  

"DİZİSEL" DÖNEM

 Stravinski'nin A.B.D. dönemi 1940'ta, Chicago Senfoni Orkestrası'na adadı­ğı Do Majör Senfoni'siyle başladı.Klasik yapıda olan bu beste Beethoven’e bir başvuru olarak ortaya çıktı; yapıt­ta geleneksel müziğin bütün öğelerin­den (füg, çeşitleme, çevrimsel biçim) yararlanılmış ama bu arada ritmik ve armoni konusunda ileri bir modernizme yer verilmiştir. Müzikçinin 1945'te bestelemiş olduğu Üç Hareketli Sen­foni (1945) bazı açılardan konçerto anlayışına uygundur, buna karşılık klarnet için Ebony Concerto'da geniş ölçüde caz müziğinden yararlanılmış­tır. Geçmişe bir dönüş Orpheus (1948) balesinde ve Karışık Koro İçin Missa' da (1948) görülür. Son olarak Auden' in bir librettosu üstüne 1951'de Vene­dik'te yorumlanan The Rake 's Progress Mozart'ın XVIII. yy'na bir çe­şit dönüş ve aynı zamanda yeni-klasikçiliğe bir veda sayılır. Besteci­nin müzik yaşammda dizisel on iki tonculuğun ağır bastığı son bir dönem de 1950 yıllarında Yedili'yle (1952) ve Shakespeare'in ÜçŞarkısı'yla (1953) başlar. Bu diziselci tutum Canticum Sacrum (1956), Agon (1957) balesi ve Threni'de (1958) daha da belirginle­şir. Bestecinin daha sonra besteledi­ği yapıtlar arasında The Flood (1962), Requiem (1966) gibi yapıtlar sayılabi­lir.
 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle