|
Orta halli bir ailenin çocuğu olan Giuseppe Verdi, ilk müzik tekniğiyle ilgili bilgilerini köyünün papazından aldı ve çok genç yaşta kilise orgcusu oldu; bu arada Milano Konservatuvarı' na girebilmesi için belediye kurulu kendisine burs verdi. Ama piyano tekniğindeki zayıflığı yüzünden konservatuvara giremedi; bunun üstüne Scala'daki maestro di cembalo olan Lavigna ile birlikte çalıştı; ama gösterdiği bütün gelişmeler, müzikçiliğinin tümü göz önüne alındığında, kendi kendini yetiştirmişlik olarak nitelenebilir. 1839'da, Bellini'nin etkisiyle gerçekleştirmiş olduğu Oberto operasıyla Scala 'ya girdi (1839) ve büyük başarı sağladı. Bunu izleyen ikinci operası Un giorno di regno (Bir Günlük Hükümdarlık) hiç ilgi görmedi. Konusu elverişli olan Nabucco'yla (1842) Verdi, V.E.R.D.I. kısaltmasıyla (Vittorio Emmanuele, Re D’Italia: ("Vittorio Emmanuele, İtalya Kralı") İtalyan ulusçuluğunun temsilcisi haline getirildi. Bu başarısını I Lombardi (Lombardlar, 1843) ve Ernani (1844) adlı yapıtlarının başarısı izledi. Bundan sonraysa bir geçiş dönemi (1847-1850) başladı. Bu süre içinde besteci, anlatımını bel canto'ya özgü kolay etkilerden yavaş yavaş arındırdı ve ardından yapıtlarındaki her kahramanın müziksel olarak tanımlanmasına yöneldi (Mac-beth, 1847). BİR TİYATRO ADAMI Bu arındırma işlemi üç başyapıtın doğmasına olanak verdi: Rigoletto (1851; Victor Hugo'nun Leroi s'amuse'ünü [Kral Eğleniyor] örnek alarak); la Traviata (1853, Alexandre Dumas Fils'in Kamelyalı Kadın'nıı [La Dame aux camelias] örnek alarak); librettosu saçma ama partisyonu görkemli olan II Trovatore (1853). Değişik üsluplarda giriştiği denemeler, bestecinin IVespri siciliani (Sicilya'da Akşam Duaları, 1855'te Paris'te yorumlandı), Maskeli Balo (Un Ballo in maschera, 1859), trajedi ve komedi öğelerinin iç içe girdiği Talihin Kudreti (La Forza del destino, Petersburg, 1862) gibi yapıtlarını oluşturmasına yol açtı. Bu araştırmalar döneminden sonra Ghislanzoni ve hem ozan hem de müzikçi olan Boito'yla giriştiği ortak çalışmalar, edindiği son üsluptaki başyapıtları vermesini sağladı: Don Carlos (1867); Kahire Operası'nın açılışı için İsmail Paşa'nın siparişi üstüne Aida (1871). Sahne yapıtları alanındaki on altı yıllık bir suskunluk döneminden sonra Verdi yeniden tiyatroya yöneldi ve kendine özgü ezgisel nitelikleri yadsımaksızm yeni bir evrim geçirdi: Bundan böyle, aryalar ve recitativolar giderek genişlemiş, daha çok kaynaşmış, orkestra da "büyük gitar" rolünü bir yana bırakarak eyleme katılmıştır. Bu özellikler bestecinin son iki yapıtında görülür: Othello (1887) ve Falstaff (1893). Sahne yapıtlarının yanı sıra dinsel müzik alanında da besteler (kantatlar, motetler, A.Manzoni için 1874'te yazdığı Requiem) yapan Verdi'nin 1873'te yazdığı bir yaylılar dörtlüsü olan bir tek oda müziği yapıtı vardır. Verdi, bir tiyatro adamıdır, zorlamasız, doğal ve zengin anlatımlı olan yazma biçimiyle herkesçe beğenilen bir dramaturg haline gelmiştir. Sanatı karşıtlıklardan oluşur, müziği dramatik eylemle tam bir uyum içindedir.
|