|
Henüz altı aylıkken babasını yitiren Richard Wagner, annesi ile tiyatro oyuncusu ve ressam olan üvey babası Ludwig Geyer tarafından yetiştirildi. Öğrenimine de, ailesinin 1814'te yerleşmiş olduğu Dresden'de başladı; o da tıpkı Schumann gibi önce edebiyata yöneldi; özellikle Sophokles, Shakespeare, Goethe ve Hoffmann'a ilgi duydu. RÎENZİ'DEN TANNHAUSER'E MüzikmerakıWeber'in Freischütz'ünü dinlerken ortaya çıktı. 1827'de Leipzig'e dönen Wagner, üniversiteye girdi ve aynı zamanda Weinlig'le müzik yazımı çalıştı. 1832'de ilk senfonisini ve bitirmeden yok ettiği Düğünler librettosunu yazdı. 1828'de Würzburg'da koro şefi oldu, ardından Periler'i (Die Feen) besteledi; 1834'te Magdeburg'da orkestra yöneticisi olan Wagner, 1836'da tiyatro oyuncusu Minna Planer'le evlendi. Bu mutsuz evlilik bestecinin göçebe ve yoksul bir yaşam sürmesine yol açtı. 1838'de Riga'ya giden besteci burada Rienzi'nin taslağını oluşturdu, ama işini kaybettiği için 1839'da, borçları yüzünden hapse atılmamak için kentten ayrıldı. Bir süre Londra'da kaldıktan sonra, Paris'e gitti. Meyerbeer' in salık vermesine karşm Wagner Rienzi'yi kimseye okutamadı. Müzik çalışmalarından sağladığı küçük gelirlerle geçinen besteci, bu arada Uçan Hollandalı'yı (Der Fliegende Hollânder, 1841; bu yapıt Opera tarafından reddedilmiştir) besteledi, ilk yazınsal yapıtlarını kâğıda döktü ve Tannhâuser'e başladı. BÜYÜK YAPITLAR 1842'de Dresden'de Rienzi'nin. yorumlanmasını sağladı; yapıtı büyük ilgi görünce, Saksonya sarayında kapella yöneticisi oldu; 1843'te Uçan Hollandalı tam bir başarı sağlayamadı, Tannhâuser (1845) de başarısızlığa uğradı.1843 -1849 yularında büyük yapıtları yavaş yavaş oluşmaya başladı: Die Meistersinger von Nürnberg (Nürnbergli Usta Şarkıcılar), Der Ring des Nibelungen (Nibelungen'in Yüzüğü), Parsifal ve Lohengrin'm taslaklarım hazırladı.İşte bu tarihlerde Hans von Bülow'la bağlantı kurdu ve Liszt gibi o da her zaman için Wagner'in sadık ve candan bir dostu olarak görüldü.1849'da Dresden'den ayrılıp on iki yıl boyunca sürgünde yaşamak zorunda kaldı. Önce Paris'e gitti, ardından da Zürih'e yerleşti. 1850'de Liszt sayesinde Lohengrin'm partisyonu yorumlandı. 1851'de Öper und Drama (Opera ve Tiyatro) gibi kuramsal yapıtını ve Tetraloji olarak da bilinen ve dört yapıttan oluşan Nibelungen' in Yüzüğü adlı yapıtındaki şiirleri bitirdi.Aynı tarihlerde M. Wesendonk'a tutkuyla bağlandı ve İtalya'ya yaptığı iki yolculuk (1852-1853) da parasal açıdan onun tarafından karşılandı; Das Rheingold (Ren Altını) 1854'te, Die Walküre 1856'da tamamlandı. Wagner, dramatik yapıtında anlatım olanaklarının bir bireşimini yapmayı denemiş ve sonunda eksiksiz sanat yapıtına ulaşmıştır; bu yapıtta şiir, müzik ve sahneleme iç içedir. Bu açıdan yaşadığı dönemin tiyatro anlayışına kesinlikle karşı çıkar; recitativo-arya kesitlemesini yadsır ve bu keyfi bölümlemenin yerine lirik bir "deklamasyon" koyar. Ezgisel temalar "lirik deklamasyon"un hizmetine girerek anlatıma katılır. Belirleyici temaların sistemli kullanımı ya da "leitmotiv" burada simgeleri, kişileri, durumları ya da konumları somutlaştırmak amacıyla işin içine karışır. Armoni düzleminde Wagner' in kromatizmden geniş çaplı yararlandığı görülür. Kromatizm, romantik dönemde müzik yazımının geçirdiği büyük evrimin sonucudur ve yeni bir anlatım biçimine yol açacaktır; bu yeni anlatımdaysa kromatizm, tonal yapılarından arındırılmış olarak, Schönberg okulu tarafından kullanılmıştır. Wagner müziğinin en belirgin özelliği tunlardaki zenginlik, orkestra "paletindeki renklerin canlılığı"dır. Burada senfonik bölüm dramın hizmetindedir; gerçek bir kişi gibi belirir, eylemin açımlamasını yapar, duyguları açığa vurur, iç çatışmaları yorumlar. Orkestra güçlüdür. Y AYGIN MİTLER İlk yapıtı olan tarihsel opera Rienzi nin dışında, Wagner'in işlediği temalar belli bir gelişme izler ve bu gelişme bestecinin felsefi evrimini yansıtır. İşlediği konular insan ruhunu içten etkilemek amacıyla popüler mitlerden esinlenilerek oluşturulmuştur. Aşkla yeniden canlanma teması, Tannhâuser, ardından da Lohengrin' de geliştirilmiştir; mistik erotizm ve her şeyden el etek çekme konusunu M. Wesendonk'la karşılaştığı sırada bestelediği Tristan'da ortaya koymuştur. Mistisizm Parsifal'de yeniden ele alınmış ve yüceltilmiştir;refraTetraloji'deyse siyasal öğeler, kötümserlik ve aşk bir aradadır. Wagner'in yapılarındaki birlik, temelde esinlenmiş olduğu efsanevi ya da geleneksel kaynaklarda yatar; ayrıca müzikçinin, bir yapıttan öbürüne, hiçbir şey değiştirmeksizin bazı müzik cümlelerini ya da gelişmeleri aktarmasıyla da ilgilidir. Wagner'in yapıtı, övüldüğü kadar şiddetle eleştirilmiştir de. Wagner'in, yaşadığı dönemdeki müzikçilerin üstünde despotça bir etki sağlamış olduğu her ne kadar doğruysa da, Cesar Franck, Saint-Saens, Debussy gibi bazı besteciler, bu baskıdan tümüyle kurtularak Fransa'da ve başka ülkelerde Wagner karşıtı bir tepkinin başlatıcıları olmak zorunda kalmışlardır.
|