Felsefe

Fotoğraf

Ludwig van Beethoven PDF Yazdır e-Posta
Besteciler - Yabancı Besteciler

Almanya'ya yerleşmiş Flaman kö­kenli bir aileden olan Ludwig van Beethoven, çok küçük yaşta müziğe olan yatkınlığını gösterdi; ama yete­neğinden yararlanmak, Mozart gibi bir "harika çocuk" yaratmak iste­yen babasının tutumu yüzünden, ço­cukluğu sıkıntılar içinde geçti. 12 yaşında, orgcu Neefe gibi gerçek bir ustayla çalışma fırsatını elde etti ve onun yanında hem düşünce, hem de müzik bakımından çok iyi yetişti; öğ­retmeni, onu beste yapması için yüreklendirerek, ilk yapıtını yayım­ladı: Dressler'in Bir Marşı Üstüne Çeşitlemeler. Aynı yıllarda, çevre­sinde dostluk kurup bilgi alışverişi­ne giriştiği küçük bir topluluk oluştu. 1787'de Viyana'ya ilk yolcu­luğunu yapıp, Mozart'ın önünde çal­dı. Aynı yıl annesi ölünce, babası artık çalışamadığı için, iki küçük kardeşinin bakımını üstlenen Beethoven, Saray tiyatrosunun orkestra­sında çalışmaya, bir yandan da Gluck, Paisiello, Cimarosa, Mozart, vb. ustaların yapıtlarını incelemeye girişti. 

1792'de yeniden Viyana'ya giderek oraya yerleşti ve Schrenck, Albrechtsberger, Salieri'nin yönetimin­de müzik bilgisini geliştirdi. Piyanoculuğuyla, doğaçtan çalma yetene­ğiyle büyük başarı kazandı. Ama söz konusu dönemin yaşamının en mutlu günleri olmasına karşın, duygusal düşkırıklıkları, gururlu ve tuhaf mi­zaçlı bir insan olması, çok geçmeden yalnız kalmasına yol açtı. İlk sağır­lık belirtileri de 1800 yılına doğru ortaya çıktı. Büyük bir bunalıma düştükten sonra kesinlikle sağır ol­masının (1814) bile bozamadığı bir huzura kavuşan sanatçı, başyapıt­larını bir dinginlik ve sevinç havası içinde besteledi. Öğrencileriyle dostlarından oluşan bir topluluğun maddi sıkıntılarını hafifletmeye ça­lışmasına karşın, büyük bir başarı­ya ulaşmış olduğu halde, son yılları aşağı yukarı yoksulluk içinde geçti; üstelik erkek kardeşi Kaspar ölün­ce, yeğeni Karl'ıl bakımını da üst­lenmesi mali durumunu oldukça sarstı; bütün bu sıkıntılara, Karl'ın 1826'da intihara kalkışmasıyla, duy­gusal bir sarsıntı da eklendi. 

BEETHOVEN'İN ÜÇ DÖNEMİ Beethoven'in yapıtları, birbirini iz­leyen ve yaşamımn üç evresine (ba­şarı; umutsuzluk; dinginlik) denk düşen üç döneme ayrılabilir.

BİRİNCİ DÖNEM (yaklaşık 1792-1798). Başlıca özelliği bestecinin ya­ratıcılık alanındaki coşkusu olan, duyarlık ve düşgücünün incelikleri ile ustalığın kaynaştığı bu dönemde bestelediği yapıtların başlıcalan şunlardır: Piyano ve Orkestra İçin Konçertolar 'ının ilk ikisi (op. 15 ve 19); bir lied (Adelaıde); Yedili; op. 1 ve op. 11 Üçlüleri; op. 19 Dörtlüleri (6 tane); piyano ve keman için ilk beş Sonat; piyano için on iki Sonat; do majör 1. Senfoni. Patetik sonatsa (1798), bir sonraki dönemin haberci­sidir.

İKİNCİ DÖNEM (yaklaşık 1798-1808). Sanatının çektiği acılarla yoğruldu­ğu bu dönemde, sanatçının coşkusu giderek artmış, buluş yeteneği çeşit­li esinlenmelerle beslenmiştir: 3. ve 5. Senfoniler; Keman ve Orkestra İçin re majör Konçerto; Piyano İçin IV. Konçerto; Coriolanus ve Egmont uvertürleri; üç "Rasumowsky" Dörtlüsü; Kreutzer Sonatı; Appas­sionato sonatı; vb.

ÜÇÜNCÜ DÖNEM: 6. Senfoni'yle (Pastoral Senfoni) sanatçının umut­suzluğu hafifledi, yapıtlarına bir se­vinç havası egemen oldu [7. Senfoni) ve besteci dinsel bir coşkunluk içinde evrensel kardeşlik duygusuna kavuştu (9. Senfoni); re majör Missa Soiemnis ile (1823) sanatının doru­ğuna yükselerek, her türlü üslup kaygısından kurtuldu; besteleri sü­rekti biçimde yaşama yaklaşarak, yaşamın içinde kesintisiz ve kendine özgü yenilenme ilkesine ulaştı, öm­rünün son yıllarında yaptığı beste­ler, bütün XIX. yy. müziğindeki ge­lişmenin temelini oluşturdu (bu açı­dan son beş Dörtlü, Beethoven'in vasiyetnamesi sayılabilir). 

YAŞADIĞI DÖNEM VE SANATIBir XVIII. yy. insanı olan sanatçı, Rousseau'nun öğretisiyle yoğrul­muş, sağırlığı nedeniyle içine kapa­narak, buna bağlı olarak bireyi yüceltmiştir. Çevresindekilere karşı düşüncelerini savunma zorunda kal­mamış, tersine, inançları elverişli bir ortamda gelişme olanağı bulmuş olan Beethoven'in kişisel düşüncele­ri ile yaşadığı döneme özgü düşün­celer arasında kusursuz bir uyum vardır; pek çok acı, sıkıntı ve yok­sulluk çektiği halde iyimser ve uyarıcı bir müzikçi olması, ancak bununla açıklanabilir. Beethoven yapıcı bir müzikçidir. Bu konuda da, kişisel eğilimleri ve öz­lemleri, dönemin çeşitli koşullarına uygun düşer: Johann Sebastian Bach, müzik dilini geliştirmiş, oğlu Emmanuel ile Haydn da, sonatı ge­nişleterek yeni bir düzen vermişler­di. Beethoven de sonata kusursuz biçimini vermeyi başarmış, bir başka deyişle, Bach'm füg alanında yaptıklarını sonat alanında gerçek­leştirmiştir.Ayrıca, senfoni alanın­da, kendinden sonra yetişen beste­cilerin (Berlioz, Brahms, Mahler) bütün çabalarına karşın, hep en büyük olarak kalmıştır.     

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle