|
Hastalık derecesinde duyarlı, sağlığı bozuk (astımlıydı) bir insan olan Alban Berg, besteciliğe büyük ölçüde Mahler'den esinlendiği "Lieder" lerle başladı; 1904'ten sonra Schoenberg'Ie çalıştı. 1911 yılında şarkıcı Nahowski'yle evlendi. Ömrünün son yıllarında naziliğin yaygınlaşmasının sıkıntılarını çekti Sağlığı da giderek bozuldu ve 1935'te bir arı sokmasının yol açtığı iltihaplanmanın yaygınlaşmasıyla kanı zehirlenerek öldü. Schoenberg ile Webern'in yanı sıra Viyana okulunun başlıca temsilcisi olan Alban Berg'in her türlü müzik girişimi, geçmiş ile yeni anlatım yollarının bireşimine ulaşma isteği olarak özetlenebilir. Alman romantizm anlayışı çerçevesi içinde Schumann ve Mahler'in mirasçısı olan Alban Berg, klasik biçimlere sıkıca bağlı kalmıştır. Sanat yaşamının ilk döneminde müzik dili evrim geçiren, çok geçmeden klasik tonlardan (re minör sonat, 1908), on iki tona (beş Altenberglieder) yönelen (on iki ton tekniğini Schoenberg on yıl sonra kesin biçimine kavuşturmuştur) Alban Berg, 1914'te orkestra için bestelediği üç yapıtta, çevrimsel biçimile Mahler'in kurgu, Debussy nin orkestralama tekniklerini bir arada kullandı. İkinci döneminde, ilk döneminde; benimsemiş olduğu dili daha ustalıklı biçimde ele aldı ve Georg Büchner’ in Wozzeck dramını dört yıl çalışarak besteledi. 1925'te Berlinde yorumlanan, dönemin bütün akımlarının birleşimini oluşturan bu üç perde halinde bir araya getirilmiş 15 tablonun her biri açık seçik belirmiş bir çalgı müziği biçiminin (süit, sonat, füg, vb.) açıklaması sayılır; Wagner üslubundaki ana motif, genel havaya karışır; şan tekniğinde, insan sesinin bütün olanaklarından yararlanılmıştır. Gene bir bireşim örneği olan Lirik Suit (1926) adlı yapıtındaysa, bazı hareketler on iki ton tekniğine göre yazılmıştır. 1925'te bestelediği Kammerkonzert (1925) de, sanatçının ikinci dönem ürünlerindedir. Alban Berg'in müzik yaşamındaki üçüncü dönem, dizisel müzik ile tonal müzik arasında bir "uzlaşma" dönemidir; ama dizisel müziğin, zaman zaman ağır bastığı da görülür. Bu dönemin başlıca yapıtları arasında, bu dizisel yazımın tonal yazıma yakın düzenlemelere uyabilecek biçimde seçildiği Bir Meleğin Anısına adlı keman Konçerto'su (1935) ile librettosunu kendi yazdığı, insan sesinin tüm olanaklarını sonuna kadar zorladığı Lulu (3. perdesi bitmemiştir) sayılabilir.
|