|
Fransız ressamı Ornans, Doubs, 1819-La Tour-de-I eilz, İsviçre, 1877). Üzüm yetiştiriciliği ve şarapçılıkla uğraşan varlıklı bir ailenin (üyeleri sık sık sanatçıya modellik etmişlerdir) çocuğu olan Gustave Courbet, 1840 yılında Paris'e giderek resim çalışmaya başladı. Louvre müzesindeki tabloları inceleyerek, özellikle Giorgione, Velasquez ve Zurbaran'a ilgi duydu. 1840-1848 yıllarını kapsayan romantik döneminde narsisizme kapılarak, tablolarında sürekli kendi görüntüsüne yer verdi: Pipo İçen Adam; Yaralı Adam; Siyah Köpekli Courbet; Kırda Sevgililer. Du principe de l'art (Sanat İlkesi Üstüne) adlı. yapıtında sanat ve toplum ilişkilerini tanımlamış olan Proudhon'la dostluk kurduktan (1848) sonra, sanatına anlam ve biçim açısından Proudhon'un sosyalist düşünceleri yön verdi. Gerçekten, Courbet'nin gücüyle, romantik manzara resimleri, her türlü alegorik' süsten arındı; böylece, sanat alanında idealizmin yerini gerçekçilik aldı: Ornans'da Bir Yemek Sonrası (1849); Taş Kırıcılar (1850). Ornans'da Bir Gömme Töreni (1851) adlı tablosu, burjuva toplumu eleştirmenlerinin şiddetli tepkisine yol açan, tuvalinde çirkinliklere yer vermekle suçlanan sanatçı, sonraki yıllarda, Köyün Genç Kızları ve Yıkanan Kadınlar adlı tablolarında, çıplak kadınları resmî tutumun yasakladığı erotik bir görünümde işlediği için şiddetli tartışmalara yol açtı (bu tartışmalar aracılığıyla dostluk kurduğu sanatsever Bruyas'yla tanışmasını Günaydın Bay-Courbet adlı tablosuyla ölümsüzleştirdi). 1855'te gerçekçi bir bildiri niteliği taşıyan Ressam Atölyesi adlı tablosunu yaptı ve evinde düzenlediği serginin katalogunda, düşüncelerini açıkladı: "Töreleri, düşünceleri, yaşadığım dönemin özelliğini yansıtmak, yalnızca bir ressam değil ama aynı zamanda bir insan olmak, kısacası canlı sanat yapmak istiyorum". (Ressam Atölyesi, sanatçının sol kesimde basın, Akademi, burjuvazi gibi hoşlanmadığı kurumları, sağ kesimdeyse Champfleury, Baudelaire, Proudhon gibi dostlarını canlandırdığı destansı bir kompozisyondur). 1856'dan başlayarak ünü Avrupa' nın her yanına yayılan, Belçika ve Almanya'ya yaptığı gezilerde hayranları tarafından onuruna görkemli av partileri düzenlenen (Karacalar, Geyiğin Kıstırılması adlı tablolarını bu partilerden esinlenerek gerçekleştirdi) Courbet, imparatorluğun çökmesinden önceki yıllarda, Honfleur'de karşılaştığı Boudin'in etkisiyle deniz manzaraları, portreler [Kadın ve Papağan) ve nüler (Uyuyan Kadınlar) yaptı. 1870'te komün hareketinde etkin rol oynadı ve imparator yanlılarını yücelttiği gerekçesiyle Vendome sütununun devrilmesini planladı. Bir yıl sonra, bu yüzden tutuklanarak, anıtı kendi parasıyla eski haline getirmesine karar verildi. Askerî çevrelerde uyandırdığı düşmanlıktan ötürü yurt dışına kaçıp, Vevey (İsviçre) yakınlarına yerleşti ve orada öldü. Yaşadığı döneme göre devrimci düşünceler taşıyan Courbet, resim türlerinin yeniden tartışma konusu haline getirilmesine yol açmış, gerek günlük yaşamla ilgili geleneksel sahnelerde, gerek nülerde akademik resimle bağlarını koparmıştır (bu özellikleriyle resimde gerçekçiliğin başlıca temsilcisi sayılır). Ama vermek istediği bildiri zamanla belirsizleşmiş,özellikle Flaubert.vb. yazarların da yaptığı gibi, olayların gözlemine önem vermiş olması, sanatçının düşüncelerine aykırı olarak çeşitli akademik eğilimlerin güçlenmesine katkıda bulunmuş, böylece, görüntünün (nerdeyse fotoğraf gibi) iyice okunabilirliğine özen gösteren Legros, Regamey, Simon gibi ressamlar yetîşmişse de,Courbet'nin devrimci ve dinamik yanını özümle-yemediklerinden, basmakalıp ürünlerle yetinmişlerdir.
|