|
Fransız ressamı, taşbasmacısı, desencisi ve heykelcisi (Marsilya, 1808-Valmondois, 1879). Orta halli bir ailenin çocuğu olan Honore Daumier bir yandan yaşamını kazanmak için çalışırken bir yandan da kendi kendini eğitti. 1830'da la Silhouette ve La Caricature adlı, Philipon tarafından yeni kurulan muhalefet gazetelerinde çalışmaya başlayarak.yergili desenleriyle ün yaptı. Louis-Philippe'in hükümdarlığı döneminde desenlerindeki yerginin acımasızlığından dolayı Sainte-Pelagie'de tutuklandı. 1835'ten sonra basında siyasal saldırıların yayımlanması sansür tarafından yasaklanınca, bu kez törelerin yergisini yapmaya yöneldi ve bu yapıtlarında, yaşadığı dönemin "insanlık güldürüsü"nü, ünlü Adaletin Adamları, İyi Burjuva, Mavi Çoraplılar, İnsanseverler, Robert Macaire 'de, gözler önüne serdi. Küçük kentlinin sözcülüğünü ve savunuculuğunu da yaparak (Transnonain Sokağı adlı ünlü taşbasma, vb.), üstünde çalıştığı türü aşan ve Rembrandt'ı anımsatan bir güce ulaşan sanatçı, gözlerinin hiç görmemeye başladığı 1872 yılına kadar 4000 desen, 1000'i aşkın ağaç üstüne gravür gerçekleştirdi. RESSAM VE HEYKELCİ Honore Daumier'nin güçlü bir ressam ve heykelci olduğu ancak ölümünden sonra anlaşılmıştır. Gerçekten, ressamlığını yalnızca en yakın dostları olan Delacroix, Balzac ve tanınması için büyük çaba harcayan Baudelaire'in bildikleri Daumier'nin tablolarının [Estamp Meraklısı, Çamaşırcı Kadın, Don Kişot'lar dizisi, Crispin ve Scapin vb.) başlıca özelliği, kompozisyondaki güçlülük ve dengenin yanı sıra, yalın bir düzen içine çağdaşlarmdaki gerçekçiliğin çok ötesine uzanan bir gerçekliği getiren sıcak bir ışık öğesidir: 1849'da yaptığı Cumhuriyet adlı tablosu, öylesine geniş bir yapım anlayışı içinde ve öylesine modern bir anlayışla gerçekleştirilmişti ki, resmî jüri tarafından kabul edilmemiştir. Daumier'nin heykellerinde de aynı güçlü nitelikler göze çarpar. Temmuz monarşisinin önde gelen kişiliklerini canlandıran büstler (kırk kadar) dizisi (1832'den başlayarak muhalefet gazetesi La Caricature 'ün yönetmeni tarafından sipariş edilmiştir), heykel olmanın ötesinde, ruhbihmsel bir gerçekçiliğe ulaşmışlardır ve Daumier'nin heykelcilik alanındaki başarısının en değerli kanıtlarını oluştururlar. Sanatçının 1850'de gerçekleştirdiği flatapoil adlı yapıtıysa, heykelcilik açısından son derece yoksul olan XLX.yy'ın en ilgi çekici yapıtlarından biridir.
|