|
Aydın bir burjuva ailesinin çocuğu olan Jacques Louis David, çağdaşı olan Boucher ve Vien gibi ressamlarla genç yaşta bağlantı kurdu. Bir kararsızlık içinde bulunduğu bu dönemde, günün beğenisine uygun olarak, konusu mitolojiden ve ahlaktan alınma resimler gerçekleştirdi. İtalya'ya yaptığı ilk yolculuk (1774) sırasında Mengs ve arkeolog Quatremere de Quincy'le tanıştı; Herculanum'a ve Pompei'ye gittikten sonra, da yeni-klasikçi sanat anlayışını benimsedi, italya'ya yaptığı ikinci yolculuk, sonradan yeni sanatın bildirgesi sayılan ve gerek Paris'te, gerek Roma'da ilgiyle karşılanan Horatiusların Andı (1785) adlı tablosunun hazırlık dönemini oluşturdu (tabloda uzanmış eller ve kılıçların oluşturduğu dikey doğrultuya yönelen ustaca bir aydınlatma, XVIII. yy'a özgü büyük tiyatro geleneğinin etkisini kanıtlamaktadır). O tarihten sonra sanatçı, Eski Yunan ve Latin tarihlerinden yararlanarak, yurtseverlikle ilgili değerlerin yüceltilmesini konu alan tablolar yaptı: Sokrates, Baldıran Zehirini İçerken; Brutus. SANATI VE SİYASET YAŞAMI 1789'da Fransız Devrimi'ne katılan David, Konvansiyon döneminde milletvekili seçildi; Robespierre'le dostluk kurdu. O dönemde, duyarlı bir anlatımla öğreticiliğin iç içe girdiği tablolar yaptı: Bara'nın Ölümü; Öldürülen Marat (1793). 1794'te tutuklanıp bir yıl sonra özgürlüğüne kavuşunca, başyapıtı saydığı Şahinler'i (1799) gerçekleştirdi. Napolyon'un ilgisini çekerek imparatorlukla ilgili çeşitli resimler yaptı; 1805-1807 arasında bir "portre-tab-lo" olan ve biçimsel düzlemde ayrıntı ile bütün arasındaki birlik konusunda önemli bir örnek oluşturan Taç Giyme'yi gerçekleştirdi. İmparatorun düşüşünden sonra Brüksel'e sürülen ve bir daha yurduna dönemeyen David, özel bir teknik uyguladığı portreleriyle de (Mme Recamier, Sebzeci Kadın,Pecoul'lar, Seriziat'lar, Mme Chalgrin), eşsiz bir sanatçıdır. DAVİD'İN ÖĞRENCİLERİ Yaşadığı dönemde büyük üne kavuşan Jacques Louis David, öğrencileri olan çeşitli Fransız ressamlarının başarılarını gölgelemiş, onlar üstünde gerçek bir baskı kurmuştur. Söz konusu ressamlardan Anne Louis Girodet (1767-1824), önceleri büyük üslubun temel kurallarına uygun olarak çalışmış (Endymion'un Uykusu), daha sonra da romantik temaları işlemeye yönelmiş [Atala'nın Gömülmesi), Gerard (1770-1837) portreye, İmparatorluk ve Restorasyon dönemlerindeki lüks ve şatafatı resimlemeye eğilmiş, Antoine Gros (1771-1835) David'in anlayışını en soğuk biçimde yansıtan sanatçı olmuştur. Yalnızca Pierre-Paul Prud'hon (1758-1823) bağımsız bir biçimde çalışmış, İngres'se daha da ileri giderek, David'in sanat ilkelerini özgün bir doğrultuda geliştirip yenilemeyi başarmıştır. David'in izleyicilerinin içine düştükleri yanılgı, yeni-klasikçiliği, yaratının kurallarını, hem kurgu, hem de düşgücü düzeyinde saptayan bir öğreti olarak yorumlamalarından kaynaklanır
|