Felsefe

Fotoğraf

Eugene Delacroix PDF Yazdır e-Posta

Talleyrand'ın oğlu olduğu sanılan Eugene Delacroix, 15 yaşında anne­si ölünce, ablasının yanında yaşa­maya başladı. 1816'da Güzel Sanat­lar Akademisi'ne girerek, Guerin'in atölyesinde çalışmaya koyuldu; ama onun klasisizmle ilgili derslerine al­dırış etmeyerek, o tarihlerde kendi­ni kanıtlayıp, kurallarını kabul ettir­miş olan David'in, daha sonraları da Rubens'in, Rembrandt'ın, hattâ mi­zaç bakımından kendisine çok uzak olan Watteau'nun etkisinde kaldı. 1822 yılında Salon'da, Dante'nin Kayığı adlı tablosunu sergiledi. İkiyıl sonra, Sakız Adası Kıyımından Sahneler adlı tablosunu tamamladı. 

HAREKET RESSAMI

Daha o dönemde bir hareket ressa­mı olduğunu ortaya koyan Delacroix,renk titreşimini işlemede o za­mana kadar hiç kimsenin gerçekleş­tiremediği bir yoğunluğa ulaşmıştı: Gerçekten, Delacroix'nın renkleri, tuval üstüne sanki oturmamış gibi­dir; tablodaki her fırça vuruşu, ya­nındaki fırça vuruşuna göre değer kazanacak biçimde, ince ve güçlü bir düzen içinde gerçekleştirilmiştir. O yıllarda Bonington'la kurduğu dostluk, aralarında doğan rekabet açısından, Delacroix için yararlı ol­du. Benliğinde büyük bir coşkunluk duygusu uyandıran Shakespeare ve Goethe'yi okumanın dışında, sanat­çı kendini bütünüyle çalışmaya verdi ve Tasso Deliler Hapishane­sinde, Yiğit Charles'in Ölümü, Don juan'ın Kayığı, Kör Milton (1827), Sardanapal'in ölümü (1827), Poitier Savaşı (1829), Isa Zeytinlikler Da­ğında gibi tablolarını gerçekleştirdi. 

FAS'A YOLCULUK

1832 yılında Fas'a yaptığı yolculuk, Delacroix'nın sanat evriminde yeni bir aşama oluşturdu. Afrika'da Es­kiçağ'dan kalma yapıtlardan büyük ölçüde etkilenen sanatçı, çok sayı­da kroki ve suluboya yaptıktan sonra Fransa'ya dönünce, görkemli renklerin egemen olduğu birçok tab­lo gerçekleştirdi: Vad Sebu Kıyıları; Arap Fantazyası; Cezayir'li Kadın­lar (1834); Fas'ta Yahudi Düğünü (1839); Muhafızlarının Arasında Fas Sultanı (1845); Aslan Avı (1854). Bu arada 1833 yılından başlayarak yirmi yıl süreyle Palais-Etourbon, Maliye sarayı vb. büyük yapıların dekorasyonuyla (Louvre'daki ünlü Apollon tavanını da Delacroix süsle­miştir) uğraştı ve başlıca yapıtların­dan biri sayılan Halka Öncülük Eden öğürlük 28 Temmuz 1830'u gerçekleştirdi.

DOSTLUK DUYGUSU

Delacroix, yoğun çalışmaları arasın­da, döneminin yaşamına hareketli denebilecek bir biçimde katılmaktan da geri kalmamış, gençlik dönemin­deki dostlarını unutmadığı gibi, çe­kici kişiliği sayesinde George Sand, Chopin, vb. birçok müzikçi, yazar ve sanatçının çok güvendikleri dostları arasına girmiştir. Ama bu ilişkileri­ne karşın, 1837 yılında Enstitü'ye üye olmak için yaptığı başvuru geri çevrilmiş, 1849'daki girişimi de ba­şarısızlıkla, sonuçlanmıştır (yedi kez daha başvurduktan sonra üyeliğe ancak 1857'de kabul edilmiştir). 1847'den sonra gırtlak veremine yakalanmasına karşın, çalışmalarına ara vermeyen sanatçı, Saint-Sulpice kilisesi için Yakup ile Meleğin Çatışması adlı tabloyu gerçekleştir­miştir. 

Delacroix'nın yapıtları arasında, yapım ve anlatım açısından çok de­ğerli portreler de vardır: George Sand; Chopin; Paganini; Jenny Le Guillon; vb. Ayrıca, 1828'de Paris'te yayımlanan Goethe'nin Faust'unun fransızca çevirisi için yaptığı on yedi taşbasması ünlüdür. Romantizm akımının en seçkin tem­silcilerinden olan sanatçının, Jour­nal (Günlük, 3 cilt, 1893'te yayımlan­dı) ve Correspondance (Yazışmalar) adlıyapıtlarıysa, gerçek bir yazarın kaleminden çıkmış kadar etkileyici­dir.

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle