|
Yunan asıllı İspanyol ressamı (Girit, Kandiye, 1540 - Toledo, 1614). El Greco adıyla tanınan Domenikos Theotokopulos'un doğduğu yıllarda Girit,Venedik Cumhuriyeti'nin egemenliğine girmişti. 1560'a doğru, genç ressam, doğduğu adadan ayrıldıktan sonra bir süre Venedik'te kalıp Tiziano, Tintoretto ve lacopo Bassano gibi ressamların çevresinde yaşadı; 1570'e doğru Roma'ya yerleşti. Michelangelo'nun etkisi değilse de, Tiziano'nun "dersleri", sanatçının Bizans üslubunu hafifletmesine katkıda bulunduysa da, o dönemde yaptığı tablolarda söz konusu üslubun etkilerinden tam anlamıyla kurtulmayı başaramadı: Körün Gözlerinin Açılması; Şamdanlı Delikanlı; vb. Michelangelo'nun Son Yargı adlı yapıtının çevresinde çıkan bir tartışma sonucunda Roma'dan ayrılmak zorunda kaldığı sanılan ve 1575 dolaylarında İspanya'ya giden El Greco'nun o dönemde henüz gelişmemiş olan İspanyol resminden öğreneceği bir şey yoktu. 1580'e doğru Felipe II için İsa'nın Adına Tapınma (bu yapıt Felipe II'nin Düşü adıyla da anılır) ve Aziz Mauritius'un Din Uğruna Şehit Edilmesi (bu yapıt hükümdarın pek koşuna gitmedi) tablolarını yaptıktan sonra, bütün etkinliklerini, iktisadi, toplumsal ve dinsel açıdan çok önemli bir kent olan Toledo'da sürdürerek bir atölye açtı; edebiyat dostları, müzikçiler arasında yaşadı. 1586'da Santo Tome kilisesi için.bir başyapıt olmasının yanı sarı, sanat tarihinin en ünlü tablolarından biri sayılan Orgaz Kontu'nun Toprağa Verilişi'ni yaptı: Kompozisyon iki bölüme ayrılır; alt bölümünde,yani yerde, Aziz Stephanus ve Aziz Augustinus, kontun ölüsünü özenle kaldırırlarken, onların arkasında bir insan kümesi cenaze törenine katılırken canlandırılmıştır. Üst bölümde, gökyüzünün, İsa'nın krallığına ölünün ruhunu kabul edişi ve Vaftizci Yahya görülür. Tablonun eşsiz bütünlüğü, her iki bölüm arasındaki ilişkiden, bir bölümü öbürüne bağlayan manevi havadan kaynaklanır. Artık ustalığının doruğuna erişmiş olan El Greco l591'de Talavera la Vieja kilisesinin mihrap arkalığını yapmaya başladı;1597 ve 1599 yıllan arasında da Toledo'daki San Jose şapelinin mihrap arkalıkları (Çocuk İsa'ya Kılavuzluk eden Aziz Yusuf; Meryem'in Taç Giymesi) üstünde çalıştı. Yapıtlarında, aşağı yukarı aynı bakışları taşıyan, tümünde aynı gizemli yakınlık havası görülen figürlerin çizgilerinde yer yer üstü örtülü bir dinsel yüceltme duygusu göze çarpan sanatçı, İllescas'daki Caritad kilisesindeki resimleri (Meryem'in Aziz İldefonso'ya Görünmesi, Tebşir), 1603'te Afuera hastanesindeki ve San Vicente şapelindeki (Meryem'in Urucu) mihrap arkalıklarını 1608'de gerçekleştirdi. El Greco'nun dinsel yapılarındaki manevi yoğunluğa bütün portre çalışmalarında raslanır: Eli Göğsünde Şövalye; Don Fernando Nino de Guevara; Julian Romero de las Azanas; Kardinal Kıyafetinde Aziz Hieronymus; vb.; yüzlerdeki sakin ve ciddi ifade, iç dünyadaki güçlü iç gerilimi az çok sezdirir. El Greco'nun manzara çalışmalarının en iyi örneği,ünlü Fırtınada Toledo adlı yapıtıdır. Bu tabloda uyguladığı teknik, insan bedenlerini uzayan görüntüler halinde gerçekleştirdiği teknikten pek farklı değildir. Ağaçlar, çalılıklar ve otlarda, Toledo'yu çevreleyen doğa, gökyüzüne doğru yükselir.
|