Felsefe

Fotoğraf

Odilon Redon PDF Yazdır e-Posta

 Peyrelebade'daki (Landes) aile mali­kânesinde vahşi bir ortamda ve düş­ler içinde hastalıklı bir çocukluk dö­nemi geçiren Odilon Redon, "basit" bir gerçeklik anlayışından bu neden­le uzaklaştı.

  

Yirmi yaşında, dostu Stephane Mallarme gibi sade ve dingin bir yaşam sürerken Paris'e gitti; ressam Jean-Leon Gerome'un son derece akademik olan derslerini izlemek yerine şaşır­tıcı bir romantik sanatçı olan gravürcü Rodolphe Bresdin'in (1825-1885) derslerini yeğledi. Gerçekten Redon' un 1865'te gerçekleştirdiği ilk ofortlardan biri olan Irmak Geçidi "Bres­din'in öğrencisi" notunu taşıyor­du.

  Redon'un tekniği aynı zamanda sanat­çının Delacroix'nın sanatına da bü­yük ilgi duyduğunu gösteriyordu. Gra­vür, tüy kalemle desen ve füzen özel­likle gölge-ışık ve görünmeyen alanın­daki araştırmalarında yeğlediği baş­lıca anlatım yollarıdır. Gerçekten de Redon'un yapıtlarında renk öğesine, ancak 1890 dolaylarında elli yaşına vardığı ve Peyrelebade'daki garip söy­lence ve görüntülerden kendisini kur­tardığı bir sırada raslandı. Gerçekten de çocukluğunu geçirdiği bu yere öz­gü takmaklar, büyük taşbaskı dizile­rinin gizli esin kaynağını oluşturdu;

Düşte (1879); EdgarPoe 'ya (1882); Goya 'ya Saygı (1885). Bu yapıtlar günlük evrenin karşı karşıya kalabileceği kaygı, şaşkınlık, takmaklarla ilgili dö­nüşümleri yansıtır. Simgeciliğin bu üs­tün ressamının grafik yapıtları (sanat­çı "desenlerin esin verir ama tanımlanamazlar" der. Redon'un, ha­yal dünyasına derinlemesine sızmayı başarmış olduğunu ve böylece yapıt­larının büyük bir bölümünün tartış­masız olarak fantastik sanata bağlan­dığını gösterir.

  

GÖRÜNMEYEN

 

Altmış yaşından sonra, Bretagne, Gü­ney Fransa, İngiltere ve Hollanda'da yolculuklar yapan sanatçının yağlıboya tekniği (Sfenks. Kyklops, 1895 -1900) ve pastel (Venüs 'ün Doğuşu) ça­lışmaları, görünen dünyanın "harikaları"na. ulaşmasını sağladı; ama söz konusu dünya, onun için, gizeme, anlaşılmazlığa bağlıydı ve nesnelerin dış görünüşleri her zaman için "görünüm kuskularıyla" yüklüdür.

 1900'den başlayarak Redon pastel ça­lışmalarında taşbaskı ya da desenlerindeki temaları yeniden ele aldı. Ge­ne pastel olarak birkaç portre gerçek­leştirdi (Mile Violette Heymann, 1910); ayrıca son derece ince ve za­rif bir biçimde çiçek demetleri yaptı; bunlarda ressamın "görünenin man­tığını görünmeyenin hizmetine" sun­ma isteği, esininin her zaman canlılı­ğın] koruyan gücü olarak beli­rir.Yazı yazmayı seven Redon'dan özyaşamıyla ilgili önemli notlar kaldı ve bunlar 1922'de A Soimeme (Kendine) adı altında yayımlandı. Öte yandan, sanatçı birkaç duvar çalışması da gerçekleştirdi (Domecy Şatosu ve Fontfroide Manastırı).   
 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle