Felsefe

Fotoğraf

Johannes Vermeer PDF Yazdır e-Posta

Delftli Vermeer olarak da adlandırı­lan Johannes Vermeer'in yaşamıyla il­gili pek bilgi yoktur. Doğduğu kentte yaşadığı, sınırlı bir başarıya ulaştığı ve yoksulluk çektiği bilinir. Vermeer' in yaşadığı dönemde Delft, büyük bir resim okulu merkezi değildi ama yü­ze ve natürmorta ağırlık veren ressamlanyla da belli ölçüde tanınmıştı. 1650'ye doğru, Carel Fabritius gibi bir usta yetişmiş ve çalışma biçimiyle Vermeer'in haberciliğini yapmıştı. Ca­rel Fabritius'un öğrencisi olduğu sa­nılan Vermeer'in pek fazla yapıtı yok­tur, günümüzde kendisine kırk kadar tablo mal edilir. Zaten yapıtlarının bütünü tartışma konusu olmuştur ve bu arada, sürekli Vermeer tabloları üreten sahteci Van Meegeren olayını anımsatmak gerekir. Çok ağır çalıştı­ğı bilinen Vermeer'in bir yapıtını ta­mamlayabilmesi için aylarca çalışma­sı gerekiyordu. Sanatçının yalnızlık­tan ve tek basına olmaktan hoşlandı­ğı da sanılmaktadır. Yaklaşık iki yüzyıl boyunca unutulmuş olan Vermeer 1860'ta eleştirmen Thore-Bürger tarafından yeniden keş­fedilmiş ve o tarihten sonra, izlenim­ci ressamlar tarafından hayranlıkla benimsenmiş, geniş bir kitleye de M. Proust tarafından duyurulmuştur.

  Sanatçının gerçekleştirmiş olduğu ilk tuvallerin, caravaggiocu ressamlarla İtalyan sanatçıların etkisinden kaldı­ğı görülür (Diana üe Su Perileri, 1654'e doğru); resim alanındaki evri­mi çok kısa sürmüştür; çalışmalarının en başından beri tabloyu aydınlatma­ya yönelmesi ve fırça darbelerindeki çarpıcı yoğunluk açıkça fark edilir; ışığa bu ustaca egemen oluşuyla Ver­meer, Van Eyck'i anımsatmakta­dır.

Sanatçı uzam ve optik sorunlarıyla da ilgilenmiştir. Yapmış olduğu yirmi al­tı enteryör kompozisyonuyla, hareket­siz nesnelerin ve kişilerin yerlerini saptayan ana eksenlerin belirlediği bu ideal uzamı vermeyi bilmiştir. Çün­kü Vermeer, çok sonra Cezanne'da görüleceği gibi zamansal olmayan bir sakinlik içinde taşlaşmış nesnenin ressamıdır. Hacim oyunları hep dikkati­ni çekmiştir, özellikle oda duvarların­daki dikdörtgenlerle bunları süsleyen tablolar, vb. arasında kurulan uyum­ları vermede özellikle başarılı olmuş­tur. Vermeer, ev içi samimiyetini yan­sıtmaktan hoşlanan bir ressamdır ve yapıtları XVII. yy. Hollanda'sının gün­lük yaşamıyla ilgili belgeler niteliğin­dedir.

 

Bu yapıtlarda bir sükûnet duygusu, bir taşra kenti yaşamında geçeri za­manın ağırlığı yansıtılmıştır.

  

BİR KADIN RESSAMI

 Vermeer'in yapıtlarında erkek figür­lerine az raslanır (Astronom, Atölye­sinde Çalışan Ressam). Vermeer özel­likle kadınları konu alan resimler yap­mıştır; yapıtlarında kadınlar, İnci Küpekli Kız ister ev­rensel olsun (Sütçü Kadın, 1658'e doğ­ru), ister Hollanda'ya özgü (Dantelci Kadın, 1665), gündelik işlere kendile­rini kaptırmış olarak sunulmuştur. Öte yandan, yapıtlarında müzik de büyük rol oynar, nesneler ve insanlar arasında kurulan gizli uyumu vurgu­lar (Virginali [küçük klavsen] Başın­da Ayakta Duran Kadın, Müzik Der­si, vb.).Vermeer'in yalnızca iki manzarası kalmıştır. Bunlardan ünlü Delft Gö­rüntüsü (1658) adlı tablosu, aydınlatılmasındaki gizemli gücü ve büyüsüyle izleyicileri son derecce etkilemek­tedir. 
 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle