|
Asıl adı Paolo Calliari olan Paolo Veronese, heykelci Gabriele Caliari'nin beşinci ve küçük oğluydu; büyük bir olasılıkla babasından oylumlama (modelaj) tekniğini öğrenmiş olan Veronese yirmi beş yaşına kadar Verona'da yaşadı. Eldeki bir belgeden, dekoratör ve freskçi Antonio Badile'nin öğrencisi olduğu anlaşılmıştır. Vasari'nin söylediğine göre, ayrıca Giovanni Caroto'nun yardımcılığını da yapmış olabilir, ama daha meslek yaşamının başlangıç yıllarında, hemşerisi mimar Michele Sanmicheli'nin (1484-1559) büyük etkisinde kaldığı yadsınamaz. XVI. yy'm ilk çeyreğinde Roma'da uzun bir süre kalmış olan Sanmicheli de kuşkusuz sanatçıda Eskiçağ ağırlıklı Roma düşüncesinin gerçek başlatıcı olmuştur. ROMA TARZI Veronese ve Giambattista Zelotti, Soranzolar Villası'nın fresklerle süslenmesi işini Sanmicheli sayesinde aldılar (çalışmanın parçaları Venedik, Castelfranco Veneto, vb'nde saklanmaktadır). Bu dekorasyon işi de 1560'tan önce gerçekleştirmiş olduğu yapıtların (Dukalık Sarayı'ndaki Onlar Konseyi'nin tavanları için tuval üstüne resimler, 1553: Kötülükleri Yıldırımla Çarpan Jüpiter, Louvre; Zenginliklerini Venedik Üstüne Serpen juno, Gençlik ve Yaşlılık, Palazzo Ducale; San Sebastiano Kilisesi'nin dekorasyonu, 1556-1558, Venedik; vb.) tümü Veronese'nin üslubunun oluşmasında özenticiliğin etkisini açıkça gözler önüne serer; bu özenticilikte Michelangelo, Raffaello, Giulio Romano ve Correggio'dan alınmış olan değişik "öğeler birleştirilmiş durumdadır. Büyük başarı kazanmış olduğu Venedik'e kesin olarak yerleşmesinden yedi yıl sonra, 1560'tan başlayarak Veronese, artık elindeki her türlü olanağa tam anlamıyla egemen olmuştu. Veronese'nin 1560'ta Roma'ya bir yolculuk yapmış olma olasılığı da vardır, ama söz konusu dönemde, orada kendi sanatı konusundaki düşündüklerinin doğrulamasından başka bir şey bulabilmesi açısından sanatçı için "Roma tarzı" çok alışılmış bir duruma gelmişti. Gençlik etkilerinin ve Raffaello'nun uzam konusunda önerdiği çözümlerin derinleştirilmesi sonucunda, Maser 'deki Villa Barbaro'nun freskleri ortaya çıktı (1561). Bu çalışmalar, göz yanıltıcı mimari yapıları, mitolojiye özgü figürleriyle yalnızca Palladio 'nun mimarlık anlayışıyla tam anlamıyla bir uyum sağlamakla kalmaz ama aynı zamanda Venedik resmine renklerdeki ışıklılık yoluyla özgün bir resim dilini getirir. "BİZ RESSAMLAR... "Venedik ve çevresinde artık herkes Veronese'nin sanatının Venedik okulunun görkemine ulaştığını öğrenmişti, bu yüzden de verilen resmi siparişlerin sayısı giderek artıyordu: Cana' nın Düğünü (1562-1563; San Giorgio Maggiore Manastırı'nın yemekhanesi için); dört "Londra alegorisi" (1565, Londra, National Gallery); Levi'nin Evinde Yemek (1573, Venedik); vb. Veronese, yapıtlarının çoğunda, yaşadığı dönemdeki soylu çevrelerin lüksünü yansıtmıştır ama bu arada biraz aşırıya da kaçmıştır. Nitekim Levi'nin Evinde Yemek adlı tablosu yüzünden Engizisyon mahkemesine bile çıkarılmıştır (18 Temmuz 1573). 1867'de bulunan ve 1934'te yayımlanan sorgulama metninden anlaşıldığına göre, Veronese, kendisine yöneltilen soruları korkusuzca yanıtlamıştır. Sözgelimi, "İsa'nın son akşam yemeğini konu alan bir tabloda soytarılar, sarhoşlar, Almanlar, cüceler, vb'ne yer vermek sizce uygun mudur?" gibi bir soruya Veronese, "Biz ressamlar, ozanlar ve deliler gibi özgür davranırız" ya da "Ağabeylerimin yaptıklarını izlemek zorundayım" gibi yanıtlar vermiştir. 1566'da Veronese, doğduğu kentte eski ustasının kızı Elena Ba dile ile evlendi; bu evlilikten üç oğlu bir kızı oldu. Oğullarından Gabriele ve Carletto daha sonra Veronese'yie birlikte çalışmaya başladılar. Veronese'nin işlediği konular davadan sonra da öncekiler gibi özgürce ele alınmıştır. Dindışı esinli yapıtları ve erotik-mitolojik tuvalleriyle (Aşkla Bağlanmış Mars ve Venüs, 1580) Kutsal Kitap'tan alınma sahneler (Sulardan Kurtarılan Musa, 1580) ve salt dinsel konular (Ayakların Yıkanması, 1580) almaşık olarak birbirini izler. Yaşamının sonlarına doğru Veronese'nin sık sık Bassano ve Tintoretto'nun karanlık ve sıkıntılı evreninin başlıca özelliklerini oluşturan donuk tonlara başvurduğu görüldü; ama 1560-1580 yılları arasındaki büyük yapıtlarında sahneleme konusundaki dehası iyice ortaya çıktı. Kesik ve eğik düzlemlerden oluşan tekniği, mimari özellikli düzenlemesi (Tebşir, 1568'den önce, Santa Maria dell'Umiltâ, Venedik) barok sanatın habercisi sayılır; renkleri ye yapmacıksız tuşları,XVII.yy.ressamlarımn pek çoğu tarafından incelenmiştir ve Delacroix, Manet, hatta Cezanne gibi sanatçılar tarafından hayranlıkla karşılanmasının nedeni de pek iyi anlaşılmıştır.
|