|
Fransız ressamı (Paris, 1826-Paris, 1898).Bir mimarın oğlu olan Gustave Moreau, resim öğrenimi görmek üzere Güzel Sanatlar Okulu'na girdi ve orada Francois Picot'nun öğrencisi oldu; ama sanat eğitiminde, büyük hayranlık duyduğu ressam Theodore Chasseriau'nun daha büyük etkisi oldu. 31 yaşındayken İtalya'ya giden sanatçı, Roma,Floransa,Venedik kentlerini gezdi, Gozzoli, Michelangelo ve Carpaccio'nun yapıtlarına büyük ilgi duydu ve hayran kaldı. Paris'e döndükten sonra da içine kapanık bir yaşam sürmeye başladı. Sanatçı, kendine özgü üslubunu ilk olarak Oidipus ve Sfenks'te ortaya koydu; 1864'te Salon'da sergilenen bu yapıt övgülere olduğu kadar şiddetli eleştirilere de yol açtı. Salon'un yıllık sergilerinde en büyük başarıya 1876'da ulaştı. Sanatçı bu tarihte Salome teması (Dövmeli Salome) üstüne yapmış olduğu çok sayıda çeşitlemeden biri olan Görünme adlı suluboya tablosunu sundu. Tekboynuzlar, Argonautes, Jüpiter ve Semele gibi büyük kompozisyonlarında, yapıtların klasik ve alışılmış görünümüyle, anımsattıkları değişik tören havası, düş, erotizm ve alegorinin belli belirsiz işin içine karıştığı masallara özgü hava şiddetle karşıtlaşır. 1892'de Güzel Sanatlar Okulu'na profesör olarak atanan Moreau, son derece hoşgörülü bir öğretim biçimi izleyerek aralarında Matisse ve Marquet'nin de bulunduğu pek çok öğrencisini büyük ölçüde etkiledi. La Fontaine'in Fabller'ini de resimleyen (1881-1885) sanatçının, çok sayıda suluboya çalışmasında büyük boyutlu yapıtlarında görülmeyen özgürce bir tutum benimsediği göze çarpar. Gustave Moreau'nun yapıtlarının XIX. yy. sonlarında sanatta simgeciliği en iyi temsil eden ressamların çalışmalarının arasında günümüzde ayrı bir yeri vardır. Huysmans, Apollinaire ve Marcel Proust'tan sonra Moreau'nun yapıtlarının değerlendirilmesinde en çok payı olanlar, gerçek üstücüler ve Georges Bataille olmuştur.
|