Felsefe

Fotoğraf

Mehmet Şey­da PDF Yazdır e-Posta
Edebiyat - Yazarlar

 Ailesinin 1923-1937 yılları arasında sık sık göçerek çeşitli illerde yaşama­sı dolayısıyla ilkokulu, hemen her sı­nıfım başka okullarda okuyarak An­talya'da bitiren (1932) Mehmet Şey­da (soyadı Çeliker), dışardan sınava girerek, Pertevniyal Lisesi orta bölü­münden diploma aldı (1936). Aynı oku­lun lise bölümünde okurken, bir yan­dan da çalışmak zorunda kaldığından, öğrenimini bitiremeden okuldan ayrıl(1937).Kurun gazetesinde ve katran işçiliğinde çalıştıktan (1936) sonra Zonguldak Ereğli Kömür İşletmesi "muhaberat şefliği"nde bulundu. İkinci Dünya savaşı sırasındaki asker­liğini tamamladıktan sonra, gene kö­mür işletmelerinin sondaj ekiplerinde puantörlük yaptı. 1946'da bir süre, Merzifon Halk Eğitim Merkezi'nde ça­lıştı. 1950'de İstanbul'a dönerek, 1960'a kadar İstanbul Belediyesi eğ­lence yerleri kontrolörlüğü yaptı.

  1961-1964 yılları arasında Basın İlan Kurumu'nda memur olarak çalıştı, bu görevinden ayrılıp bir süre fıkra ya­zarlığı yapüktan sonra, yeniden Basın İlan Kurumu'na girdi ve 1975'te bu­radan emekli oldu.

YAPITLARININ ÖZELLİKLERİ

 Edebiyat yaşamına şiirle başlayan Mehmet Şeyda'nın yayımlanan ilk ya­zısı, S. Toprak imzasıyla Yücel dergisinde çıkan ."Mum" öyküsüdür (1936): Mehmet Şeyda, bir süre şiirle öyküyü bir arada yürüttükten sonra, 1941'de şiir yazmayı bütünüyle bırak­tı. Bu dönemde şiir ve öykü yayımla­dığı başlıca dergiler Yeni Edebiyat (1940), Küllük (1940), Yeni Ses (1943), Yedi Gün' dür (1943). Şiir ve öyküle­rinde gerçekçi bir yaklaşımla toplum­sal sorunları irdeleyerek, savlı edebi­yat ürünleri verdi. 1944'ten sonra, Tan gazetesinde gülmece öyküleri ya­yımladı. İlk romanı Hayırdır İnşallah adıyla ve Necdet Ası imzasıyla Zafer' de tefrika edilen (1949) Mehmet Şey­da'nın Zafer'de ve 1950'de İstanbul'a geldikten sonra Gece Postası, Akşam gibi gazetelerde çok sayıda romanı ya­yımlandı. Geçimine parasal katkı ol­sun diye yazdığı bu romanlarıyla çok sayıdaki öykülerinde magazin konula­rını ve kalıplarını kullandı. Bu tür ya­pıtlarını S. Toprak, Necdet Ası, Mim-Sin, Özkan Çeliker, Ömer Sakıp gibi takma adlarla yayımladı Cumhuriyet gazetesinin açtığı roman yarışmasın­da, Ne Ekersen romanıyla üçüncülük kazandıktan sonra (1958), gerek art arda yayımlanan romanlarında, ge­rekse Varlık, Türk Dili, Dost, Yeni Ufuklar, Yelken, Yeditepe, Oluşum gi­bi dergilerdeki öykülerinde ve yazıla­rında kendi imzasını kullanmaya baş­ladı.

Yaş Ağaç (1958), Ne Ekersen (1958), Cinsel Oyun (1966), Bir Gün Büyüye­ceksin (1966) gibi romanlarında ken­di yaşamöyküsünden aldığı motifleri (eczacı olan dedesi ve babası, ailesi­nin göçleri, kendisinin duygusal ve toplumsal yönlerden yetişimi, basın­daki deneyimleri, vb.) kullanan Meh­met Şeyda, eczacı Hacı Ömer Şakir Bey'in torunu Osman'ın, daha sonra dağılacak aile içindeki çocukluğunu, yetişmesini, cinselliği tanıyışını yaşam kavgasına atılışım, değişen top­lumsal çevreyle birlikte anlatan bir ır­mak roman oluşturdu. Bu roman dizi­sinde, kendisine özgü çağrışımlardan, ruh çözümü tekniğinden, freudcu yak­laşımlardan yararlanarak, kolay oku­nan, süssüz ama ustaca bir roman söylemi oluşturdu. Yanartaş (iki cilt, 1970) romanında, belgelerin de yar­dımıyla Zonguldak'taki yaşamı anla­tırken, kömür işletmelerinde çalışır­ken edindiği deneyimleri kullandı. Ki­mi romanlarında konularını tarihten aldı.

 Öykülerinde de günlük yaşamdan olayları, kişilerinin iç dünyalarım, ruh çözümlerine dayanarak verirken, top­lumsal, konumlarını belirginleştirme­yi de gözardı etmedi. Roman ve öykü­lerinde cinsel motifleri çokça kullan­dı.                 
 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle