|
İnci Enginün 4 Ağustos 1940 İstanbul doğumlu. 1950 ile 1957 yılları arasında Edirne'den milletvekilli olan Mehmet Enginün'ün kızı, Prof. Mine Enginün'ün kız kardeşidir. Ankara Sarar İlkokulu, TED Ankara Kız Koleji (1959) ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü (1963) mezunu. Bitirdiği fakülteye aynı yıl asistan olarak girdi. 1968'de doktorasını tamamladı. 1974'te doçent, 1984'te profesör oldu. 1974'te öğretim üyesi olduğu İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden 1984'te Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Senato üyeliğine getirildi. Aynı fakültede Yönetim Kurulu üyesi (1982-87), Dekan Yardımcısı (1983-87) oldu. Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Dekanı (1987-90) ve M. Ü. Fen- Edebiyat Fakültesi TDE Bölüm Başkanı (1991-94) ve M. Ü. Türkiyat Enstitüsü Müdürü (1991-97) olarak görev yaptı. 1997 yılında emekli oldu. 1988-93 arası UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Yönetim Kurulu üyeliğinde bulundu. ARIT Türk Amerikan İlmî Araştırmalar Derneği, Türk Dil Kurumu, ÎLE-SAM, Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği, Türk Kültürünü Araştırma Derneği üyesidir. YOĞUN İLMÎ ÇALIŞMALAR İnci Hanım'ın Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi'ndeki biyografisine bakıyorum. Enginün Hocanın hayat hikâyesine bir, eserlerine neredeyse üç sütun ayrılmış. Ansiklopedinin yazarı İhsan Işık haklı... Kitabın yeni baskısına yazarımızın yeni eserlerini de ekleyecek mutlaka. Münferit ve kolektif yapılan çalışmaların sayısı, kitapların listesi kabarık. Ben kabaca ilk anda aklıma geliveren eserlerini hiç olmazsa isim olarak zikretmek istiyorum: Abdülhak Hâmit Tarhan (1986), Cenap Sahabettin (1989), Halide Edip Adıvar (1975), Mehmet Kaplan (Zeynep Kerman ile birlikte, 2000), Millî Mücadelede Türk Kadını (Müjgân Cunbur ve Cahide Özdemir ile birlikte, 1983), Yeni Türk Edebiyatı Araştırmaları (1983), Araştırmalar ve Belgeler (2000) hocanın araştırma inceleme eserlerinden bir kısmı... Derleme kitaplarının yekûnu daha fazla tutuyor. Bunlardan seçme yapacak olursak meselâ şunları hatırlayabiliriz: Kubbede Kalan Hoş Şada (1974), Kenan Hulıısi-Hikâyeler (1973), Yeni Türk Edebiyatı Antolojisi (beş cilt, M. Kaplan, B.Emil, Z. Kerman'la birlikte,1974-1989), Abdülhak Hâmit Tarhan- Bütün Şiirleri (3 cilt, 1979-1982), Yeni Türk Edebiyatı Antolojisi / Atatürk Devri Türk Edebiyatı (2 cilt, M. Kaplan, Z. Kerman, N. Birinci ve A. Uçman ile birlikte, 1981), Devrin Yazarlarının Kalemiyle Millî Mücadele ve Gazi Mustafa Kemal (2 cilt, M. Kaplan, B. Emil, N. Birinci ve A.Uçman ile Birlikte 1981)... İnci Enginün'ün hazırlayıcıları arasında bulunduğu son üç antoloji oldukça hacimli. Belirli bir zevke sahip bir neslin edebiyat antolojisi ihtiyacını büyük ölçüde karşılayan önemli eserler bunlar. Zeynep Kerman'la birlikte yayma hazırladıkları Ahmet Hâşim in Bütün Şiirleri edebiyatımıza çok önemli bir katkı olarak değerlendirilmeli. Ahmet Midhat Efendinin ve Abdülhak Hâmit'in bütün tiyatro eserlerini yayına hazırlayan Enginün'ün tiyatroya özel bir merakı ve sevgisi olduğunu biliyorum. Enginün Hoca, Güzel Yazılar dizisi içinde yer alan Mektuplar, Röportajlar, Şiirler, Romanlar ve Denemeler isimli antolojilere de imza attı. EMEKLERİN SONUCU İnci Enginün'ün edebiyat çalışmaları bu kadarla sınırlı değil şüphesiz. Hakkında hazırlanan "Armağan"da hayatı ile birlikte bütün eserleri etraflıca belirtilmekte ve ilmî çalışmaları kaydedilmektedir. Biz bu muhtasar yazımızda Hoca'nın geçen birkaç yıl içinde hazırladığı eserlerden kısaca bahsedebiliriz ancak. Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı'nın, peş peşe yeni baskıları yapıldı. Söz konusu dönemle alâkalı bugüne kadar pek çok kitap yayımlanmışsa da objektif kriterlere uygun, kuşatıcı ve kucaklayıcı bir eserin Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı olduğunu belirtmek hakkı teslim olacaktır. Çünkü Enginün, sempati ve antipatilerin dışında, tam bir vukufiyet ve ehliyet ile Cumhuriyet devri Türk edebiyatını ele alıyor, şahsiyetlerin ve eserlerin kıymet hükümlerini objektif bir tavırla belirtiyor. Eserin birinci bölümünde şiir türün var. Genel bir bakış ile şiir'e yaklaşılan eserde, öncelikle akımlar, gruplar ve çeşitli edebî cereyanlar tasnif ediliyor. Bu çerçevede Yedi Meşale, Garip, Hisar ve İkinci Yeni gibi akımlar tahlil ediliyor. Ayrıca bağımsız şairler de işleniyor. İkinci kısımda tiyatro bulunuyor. Köy seyirliklerinden tarihî oyunlara, Cumhuriyet dönemi Türk tiyatrosunu genel çerçevesi içinde etraflıca ve özlü bir şekilde yansıtan Enginün, daha sonra oyun yazarlarına yer veriyor. Üçüncü bölüm hikâye ve romanımızdan oluşuyor. Cumhuriyet döneminin ilk romanlarından başlayan Enginün, 1960 doğumlu romancılara kadar getiriyor roman ve hikâye tarihimizi. Eserin son bölümü denemeye ayrılmış. KİTAP VE EDEBİYAT Bir Sığınak Olarak Kitap ve Edebiyat, İnci Enginün'ün son yıllarda okuyucuya ulaşan son derece önemli bir eser. "Okunan bir kitabın, seyredilen bir oyunun verdiği hazzı başkalarıyla paylaşmaktan hep hoşlandım. Bu yüzden de okuduklarımın, seyrettiklerimin üzerimde bıraktığı izlenimleri uzun yıllardan beri yazmaktayım." diyor Enginün. Kitapta kimleri anlatmıyor ki... Gelenek ve göreneklerimiz arasında belirleyici yere sahip olan bayramlardan tutun da unutulan yazarlara kadar, kütüphanelerden kedi ve köpeklere varıncaya dek muhtelif konu ve eserler işleniyor. Kitap ve Edebiyat'ın bir başka sevimli özelliği, ilmî disiplinden ve kronolojik sistemden ziyade yazarın farklı konu ve isimler hakkında yazdıklarını toplu olarak sunması. Enginün'ün en belirleyici bir vasfı da, ihmal edilen meseleleri kurcalaması, kıymeti bilinmemiş edebiyatçıları öne çıkarması, unutulup gitmiş değerli eserleri hatırlatmasıdır. Meselâ Müfide Ferit Tek'in millî romanı Pervaneler'e müstakil bir yazı ayırır Enginün. Abbas Sayar'ın Yılkı Atı'na dikkatleri çeker. Sadri Maksudi Arsal'ın fikir hayatımızdaki yeri üzerinde durur. Sabri Esat Siyavuşgil, Reşit Rahmeti Arat, Kemalettin Tuğcu, Ahmet Caferoğlu, Hakkı Dursun Yıldız, Müjgan Cunbur, Sabahattin Kudret Aksal, Prof. Ahmet Temir, Enginün'ün hizmetlerini ve eserlerini unutmadığı şahsiyetlerden sadece birkaçı... Tabii sadece nisyana terk edilen şahsiyetleri ve eserlerini ele almıyor Enginün. Abdülhak Hâmit Tarhan, Cenap Sahabettin, Ahmet Hâşim, Halide Edip Adıvar, Yahya Kemal Beyatlı, Reşat Nuri Güntekin, Peyami Safa, Ahmet Hamdi Tanpınar, hocanın çeşitli yönlerine dikkat çektiği edebiyatımızın temel taşlarından bazıları... Mektuplar-Makaleler, Osmancık, Konak, Zor, Mavi Kanatlarınla Yalnız Benim Olsaydın, Acılar Masal Oldu, Alpler Geçit Vermiyor, Güller Kitabı, Kiralık Konak, Topkapı, Gardiyan, Elif Ana, Nalınlar, Ben Anadolu ve Sinekli Bakkal, tahlilleri yapılan ve neredeyse yazarlarıyla özdeşmiş olan bazı edebî eserler... Önsözde de belirtiyor Hoca. Polemikten hazzetmediği ve hoşuna gidenleri sevdikleriyle paylaşmayı sevdiği için daha çok haklarında olumlu düşünceler taşıdığı yazar ve eserlerini ele alıyor. VE HÂMİT'İN TİYATROLARI Abdülhak Hâmit, edebiyatımızın gerçekten 'nev-i şahsına münhasır' bir şahsiyetidir. Oldukça renkli, zevkli ve maceralı bir kişiliğe sahiptir. Abdülhak Hâmit Tarhan'm bütün eserlerini yayma hazırlayan İnci Enginün, edibimizin 9 tiyatro eserini daha üç ciltte topladı. Bu dizi içindeki beşinci kitapta Tarhan'ın Tarık, İbn Musa, Tezer, Nazife, Abullahü's-Sagîr, altıncı kitapta Kanbur, yedinci kitapta ise Mâcerâ-yı Aşk, Nesteren, Zeynep ve Hakan isimli eserleri yer alıyor. Böylece Dergâh Yayınevi'nin 1979'da yayımlamaya başladığı Abdülhak Hâmit'in Bütün Eserleri tamamlanmış bulunuyor. Sadece Hâmit'in 14 eserden oluşan külliyatını yayıma hazırladığı için İnci Enginün büyük takdirlere lâyıktır. Ki, bu külliyat, hocamızın çalışmalarının sadece bir bölümünü teşkil ediyor. Tiyatrodan çocuk edebiyatına, mukayeseli edebiyattan tercümelere, kadın yazarlardan Türkiyat çalışmalarına kadar çok geniş bir ilgi alanı bulunan ve eserleriyle iz bırakan hocamız Prof. Dr. İnci Enginün Hanımefendiye şükran hisleriyle daha nice hayırlı, bereketli uzun ömürler diliyoruz.
|