Çanakkale İdadisi'nde ve İzmir Frere' ler Okulu'nda bir süre öğrenim gördükten sonra tasdikname alarak ayrılan Reşat Nuri Güntekin, sınavla girdiği İstanbul Darülfünunu Edebiyat Fakültesi'ni 1912'de bitirdi. 1913' te Bursa'da başladığı öğretmenlik yaşamını İstanbul'da sürdürerek fransızca, türkçe, felsefe, vb. derslerini okuttu.
Yazı yaşamına 1917'de Diken dergisinde yayımladığı "Eski Ahbap" adlı uzun bir öyküyle başlayan Reşat Nuri Güntekin, 1918'de ilk kısa romanı Harabelerin Çiçeğini Cemil Nimet takma adıyla yayımladı; aynı yıl tiyatroyla da ilgilenerek Zaman gazetesine tiyatro eleştirileri yazdı. Gene aynı dönemde, kendi adıyla ya da takma adlarla Şair, Nedim, Büyük Mecmua, İnci gibi dergilerde öyküler yayımladı. 1920'de Hançer, 1922'de Eski Rüya adlı oyunları İstanbul Şehir Tiyatrosu'nda oynandı.l922'de İkinci romanı Gizli El, Dersaadet gazetesinde yayımlanırken, dönemin bakanlarını eleştirdiği gerekçesiyle, yarıda kesildi. 1922'de, kendisine yaygın bir ün kazandıran Çalıkuşu romanını yayımladı. 1923-1924 yılları arasında Mahmut Yesari'yle birlikte Kelebek adlı gülmece dergisini çıkardı. 1931'de Milli Eğitim müfettişi oldu. 1939-1943 yılları arasında Çanakkale milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde görev yaptıktan sonra, 1947'de Milli Eğitim başmüfettişi olarak yeniden eğitim çalışmalarına döndü; aynı yıl Memleket adlı gazeteyi yayımladı. Paris Kültür ataşeliği ve öğrenci müfettişliği görevlerinde bulundu (1950). 1954'te emekliye ayrıldıktan sonra İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatrolarında edebi kurul üyeliği yaptı.
ROMANLARI
Çalıkuşu (1922) adlı yapıtının yayımlanmasıyla kendini edebiyat çevrelerine romancı olarak kabul ettiren Reşat Nuri Güntekin'in bu romanı daha sonra birçok yapıtında geliştireceği tiplemenin, anlatım biçiminin ilk örneğini oluşturur. Çalıkuşu'nda aşk kırgını Feride'nin Anadolu'da öğretmenlik almasıyla başlayan serüvenini' dile getirirken özellikle yalın diliyle, gözleme dayanan gerçekçi betimlemeleriyle ve gerçekçilikle duyarlılığı dengelemesiyle, dönemin her düzeydeki okuruna seslenmenin yolunu bulmuştur. Feride'nin romantik-idealist bir tip olarak çizilmesine karşılık, ikinci derecedeki kahramanların ve çevrenin betimlenişindeki gerçekçilik, bu arada kimi zaman aşırıya kaçan lirizm, daha sonra Dudaktan Kalbe (1925), Akşam Güneşi (1926) gibi romanlarında da sürer. Bu duygusal dönem romanları yazarın, roman kurallarını gözardı etmeyen ilk yaygın edebiyat örneklerini oluşturur: Bunlar toplumsal sorunlara değinmeyen, sevgi ve acıma konularının işlendiği yapıtlardır. Reşat Nuri Güntekin'in 1928'den sonra da roman anlayışı pek değişmemiştir, ama gerçekleştirilen toplumsal dönüşümlerin etkisiyle, işlediği konuların temelinde yatan toplumsal etmenleri sezdirmeye, karakterlerin yapılanışını bu etmenlere bağlamaya çalıştığı görülür. Yeşil Gece (1928) ile başlayan bu dönem, Yaprak Dökümü (1930), Miskinler Tekkesi (1946) gibi romanlarıyla sürer. Kuşkusuz bu romanlarında da, bir "savlı roman" anlayışı söz konusu değildir. Reşat Nuri Güntekin romanlarında kahramanlarını işlerken belli bir öznellik içindedir. Sözgelimi, kahramanlarına karşı bazen yansız davranmadığı, onlara sevgiyle yaklaştığı görülür. Bu tutum, benimsediği gerçekçi yaklaşımın, kimi kez sarsılmasına yol açar. Öte yandan, Yeşil Gece ve Yaprak Dökümü adlı romanlarında olduğu gibi, kahramanlarını daha çok kendi düşüncesindeki konu gelişimine uymaya zorladığı da olur. Ama, Anadolu kent ve kasaba çevresini, kişisel gözlemlerinden gelen deneyimle, başarılı biçimde betimleyen Reşat Nuri Güntekin'in.tiplerini çizmedeki ustalığı, kolay okunan kıvrak ve özenli dili, anlaşılmayan imgelerden kaçınması nedeniyle kendine özgü bir roman anlayışı yarattığı da bir gerçektir.
ÖYKÜLERİ
Öykülerinde de, romanlarındaki gibi, duygusal konulan işleyen Reşat Nuri Güntekin, Yıldızböceği, Ateşböceği gibi takma adlarla Fransız edebiyatından magazin öyküleri de çevirmiş ya da uyarlamıştır. Tanrı Misafiri (1927) gibi birkaç öyküsü dışında, öykülerinde genellikle romanlarındaki başarıya ulaşamaz. Bunun nedenleri arasında, tiyatro diyaloglarını öykülerinde kullanması, çevirdiği magazin öykülerinin anlatımından etkilenmesi, güldürü öğeleriyle, şaşırtıcı bitişe önem vermesi gösterilebilir.
Eserleri:
Roman: Harabelerin Çiçeği (1918; kitap olarak basılışı: 1953); Gizli El (1920; kitap olarak basılışı: 1924); Çalıkuşu (1922); Damga (1924); Dudaktan Kalbe (1925); Akşam Güneşi (1926); Bir Kadın Düşmanı (1927); Yeşil Gece (1928); Acımak (1928); Yaprak Dökümü (1930); Kızılcık Dalları (1932); Gökyüzü (1935); Eski Hastalık (1938); Ateş Gecesi (1942); Değirmen (1944); Miskinler Tekkesi (1946); Kan Davası (1960); Kavak Yelleri (1961); Son Sığınak (1961).
Öykü: Eski Ahbap (1919); Recm (1919); Roçild Bey (1919); Sönmüş Yıldızlar (1919); Tanrı Misafiri (1927); Leylâ ile Mecnun (1928); Olağan İşler (1930; yeni baskılarında çeviri öykülerle birlikte); Boyunduruk (1960; Harabelerin Çiçeği ve Eski Ahbap'la birlikte, 1968).
Oyun: Hançer (1920); Eski Rüya (1922); Taş Parçası (1926); Babür Şahın Seccadesi (1931); Hülleci (1935); Balıkesir Muhasebecisi (oynanışı: 1952; basılışı:1971); Tanrı Dağı Ziyafeti (oynanışı: 1954; basılışı: 1971).Ayrıca Yaprak Dökümü ile Eski Hastalık (Eski Şarkı adıyla) kendisi tarafından; Çalıkuşu, Necati Cumalı; Değirmen (Sarıpınar 1914 adıyla) ise Turgut Özakman tarafından oyun-laştırılmıştır.
Gezi: Anadolu Notları (1936, iki kitap).R. N. Güntekin'in çeşitli tiyatro yazıları (bunlar 1976'da kitaplaştırılmıştır) ve çok sayıda çevirileri de vardır.