Üsküdar Füyuzat-ı Osmaniye ve Çanakkale İbtidai Mekteplerinde okuduktan sonra, 1918 sonlarında ailesiyle birlikte Edremit'e geçen Sabahattin Ali, Edremit İdadisi'ni bitirerek Balıkesir Darülmuallimini'ne (Öğretmen Okulu) girdi. İlk ürünleri bu okulun ikinci sınıfındayken arkadaşlarıyla birlikte yayımladığı okul gazetesinde göründü (1924). Daha sonra İstanbul Darülmuallimini'ne geçerek, (1926) bu okulu bitirdi (1927). Bir yıl kadar Yozgat'ta Cumhuriyet Mektebi'nde öğretmenlik yaptı. Yabancı dil öğretmeni yetiştirilmek üzere Avrupa'ya gönderilecek öğrenciler için açılan sınavı kazanarak (1928), Berlin'e ve Potsdam'a gitti, almanca öğrendi Kürk Mantolu Madonna romanında,buradaki gözlemlerini de kullandı. Ancak öğrenimini bitiremeden yurda döndü (1930).
Bir süre Orhaneli'nde (Bursa) ilkokul öğretmenliği yaptı; bu arada Gazi Terbiye Enstitüsü'nde açılan yabancı dil sınavını kazanarak yeterlik belgesi aldı ve Aydın Orta Mektebi almanca öğretmenliğine atandı (193b). Bu okuldayken asılsız bir ihbar nedeniyle üç ay tutuklandıysa da yargılama sonucunda aklandı. Hapiste, Kuyucaklı Yusuf (1937) romanında işleyeceği Anadolu insanını tanıdı. 1931'de Konya Orta Okulu'na almanca öğretmeni olarak atandı. Konya' daki bir toplantıda okuduğu bir şiir nedeniyle tutuklanarak yargılandı (1932); Konya ve Sinop'ta on ay hapis yattıktan sonra 1933'te çıkan af dolayısıyla serbest bırakıldı. Neşriyat Müdürlüğü büro şefliği (1934) ile Talim ve Terbiye Dairesi ikinci sınıf mümeyyizliğinde bulundu. 1934'te Dağlar ve Rüzgâr adlı şiir kitabı yayımlandı. Neşriyat Dairesi'nde çalışırken (1935) bir yandan da Ankara İkinci Orta Okulu'nda almanca öğretmenliği yaptı. Askerliğinden sonra Ankara Musiki Muallim Mektebi türkçe öğretmeni oldu. İkinci Dünya savaşının başlaması üzerine yeniden askere alındı. 1939'da kurulan Devlet Konservatuvarı'nda önce Kari Ebert'in yardımcılığını yaptı, sonra dramaturgluğa atandı.
1935-1945 arasındaki yılları, hem çeşitli tartışmalara girmesi, hem de yapıtlarını birbiri ardmdan yayımlaması nedeniyle yoğun ve bunalımlı geçti. Girdiği tartışmalar ve açılan davalar nedeniyle konservatuvardaki görevinden ayrılmak zorunda kaldı. Bu arada Kuyucaklı Yusuf (1936-1937, Tan' da), İçimizdeki Şeytan (1939, Ulus'ta) ve Kürk Mantolu Madonna (1940-1941, Hakikat'te) tefrika edildikten sonra kitap halinde de çıktı, birbiri ardından öykü kitapları ve çevirileri yayımlandı. 1946'da Aziz Nesin, Rıfat Ilgaz ve öteki arkadaşlarıyla birlikte Marko Paşa gazetesini çıkardı; bu gazetede muhalefet yaptığı için Aziz Nesin ile birlikte bir süre tutuklandı. 1947'de yayımlanan Sırça Köşk adlı kitabı toplatıldı (1948). Siyasal içerikli yazıları nedeniyle kovuşturmaya uğradı, yeniden kısa süreli hapis cezasına çarptırıldı. Daha sonra yurt dışına çıkmak isterken, birlikte olduğu kişi tarafından öldürüldü.
YAPITLARININ ÖZELLİKLERİ
Daha Balıkesir'deyken Çağlayan dergisinde şiirleri yayımlanan (1925 -1926) Sabahattin Ali, Servet-i Fünun, Akbaba, Meşale, Irmak, Hayat, Varlık, Resimli Ay, Atsız Mecmua gibi dergilerde de şiir, öykü ve yazılar yayımladı Şiirlerinde halk şiirinin biçimsel öğelerini kullanarak, halk ozanı duyarlığını başarıyla yansıtan Sabahattin Ali, genel olarak hapishane ve özgürlük konularını işledi. Hapishane gözlemlerinin getirdiği ayrıntıları, duygusal ama umutlu bir anlatımla şiirleştirirken, yalın bir dil kullandı. Toplumcu gerçekçi bir dünya görüşüyle yazdığı öykülerinde Anadolu'nun çeşitli kent ve kasabalarından derlediği gözlemleri kullandı. Köylü ve işçileri, aydınları, mahkûmları; cinsellikleri sömürülen kadın ve çocukları işledi. İlk öykülerinde (Değirmen, 1935) magazin duygusallğına yakın olan öykü söylemini, Kağnı (1936) ve Ses (1937) kitaplarında daha gerçekçi, öykü estetiği bakımından daha özgünleşen bir yönde geliştirdi. Yeni Dünya (1943) Sabahattin Ali'nin öykü anlayışının en iyi örneklerini içeren kitabı oldu. Öykülerindeki dil, genellikle süssüz, fazlalıklardan arınmış, gerçekçiliğe (kimi öykülerinde de doğalcılığa) uygun olan bir dildir.
Sabahattin Ali, yayımlanan üç romanında değişik konuları işledi. Kuyucaklı Yusuf'ta (1937) öykülerinde başarıyla betimlediği kasaba yaşamını verdi. İçimizdeki Şeytan (1940) ve Kürk Mantolu Madonna (1943) romanlarıysa konularını kent yaşamından aldı. Romanlarında da öykülerinde olduğu gibi gerçekçi çizgide bir üslup kullanan Sabahattin Ali, son iki romanında dil tutarlığı bakımından Kuyucakh Yusuf 'taki başarısına ulaşamadı.
Eserleri:
Öykü: Değirmen (1935); Kağnı (1936); Ses (1937); Yeni Dünya (1943); Sırça Köşk (1947).
Roman: Kuyucaklı Yusuf (1937); İçimizdeki Şeytan (1940); Kürk Mantolu Madonna (1943).
Şiir: Dağlar ve Rüzgâr (1934).
Oyun: Esirler (son öyküleriyle birlikte, 1966).