Ana Menü

Felsefe

Orhan Kemal PDF Yazdır e-Posta
Edebiyat - Yazarlar

Türkiye Büyük Millet Meclisi birinci dönem milletvekillerinden Abdülkadir Kemali'nin oğlu olan Orhan Kemal (asıl adı Mehmet Raşit Öğütçü'dür), babasının Adana'da kurduğu (1930) Ahali Cumhuriyet Fırkası kapatılınca Suriye'ye kaçması ve bir süre sonra ailesini de yanına alması (1931) nede­niyle, ortaöğrenimini yarıda bıraktı. Bir yıl kadar Suriye ve Lübnan'da ya­şadı (bu günlerde ailenin çektiği acı­ları Küçük Adamın Notları üçlemesi­nin ilki olan Baba Evi [1949] romanın­da anlattı). Türkiye'ye döndükten son­ra (1932) Adana'da çırçır işçiliği, do­kumacılık, ambar kâtipliği gibi işlerde çalıştı. Askerlik görevi sırasında (1938) yabancı bir devletin yönetim bi­çiminin propagandasını yaptığı gerek­çesiyle yargılanarak beş yıla hüküm giydi (1939). Kayseri ve Adana ceza­evlerinde yattıktan sonra nakledildi­ği Bursa cezaevinde Nâzım Hikmet' le tanıştı. Bu tanışma, edebiyat yaşa­mına şiirle başlayan Orhan Kemal için bir dönüm noktası oldu. Bir düz­yazı parçasını gören Nâzım Hikmet' in salık vermesiyle öykü ve romana geçti. Cezasını bitirip hapisten çıkın­ca (1943) ekmeğini kazanmak için Adana'da fabrika işçiliği, sebze taşı­macılığı, Verem Savaş Derneği kâtip­liği gibi işlerde çalıştı. 1950'de ailesiy­le birlikte İstanbul'a göçtü ve yalnız yazarlıkla geçinmeye karar vererek, öykü, roman, oyun, senaryo türlerin­de yapıtlar üretmeye başladı. Grev öyküsü nedeniyle 1966'da propagan­da yaptığı savıyla yargılandı ve aklan­dı. 1967'de başgösteren kalp hastalı­ğı nedeniyle tedavi olmak üzere Bul­gar Yazarlar Birliği'nin çağrılısı ola­rak gittiği Sofya'da beyin kanamasın­dan öldü. 

SANAT YAŞAMI 

Sanat yaşamı, Yedi Gün dergisinde Raşit Kemal adıyla yayımladığı (1939) Duvarlar şiiriyle başlayan Orhan Kemal, aynı dergide (1939-1940), Orhan Raşit imzasıyla Yeni Mecmua (1940) Yeni Ses (1941-1943), Yürüyüş (1941-1943), Gün (1946) gibi dergiler­de şiir yayımım sürdürdü. İlk şiirlerin­de hece ölçüsünü kullandı, Bursa cezaevinde Nâzım Hikmet'le tanıştıktan sonra onun şiirlerinin etkisiyle 1941 sonrasında serbest şiire yöneldi. Ger­çekçi bir şiir anlayışım sergileyen bu şiirlerle adını duyurdu. Daha sora, gene Nâzım Hikmet'in sa­lık vermesiyle öyküye geçen Orhan Kemal'in yayımlanan ilk öyküsü. Ba­ba Evi romanının bir parçası olan Ba­lık'tır (Yeni Edebiyat, 1940). Orhan Kemal adını ilk kez Yürüyüş 'te yayım­lanan şiir ve öykülerinde kullandı (1942); bu ad, Varlık'ta sürekli yayım­ladığı öykülerle ünlendi (1944). İlk öy­kü kitabı Ekmek Kavgası ile ilk roma­nı Baba Evi 1949'da yayımlandı. Orhan Kemal, tiyatroyla da ilgilendi; tek özgün oyunu İspinozlar 1964'te sahnelendi, ikinci kez Yalova Kayma­kamı adıyla oynandı. Orhan Kemal' in Murtaza, Eskici Dükkânı, Kar­deş Payı ve 72. Koğuş adlı yapıt­ları da sahneye uyarlanarak oynan­dı.

 

Birçok senaryosu ve romanı filme alı­nan Orhan Kemal, 72. Koğuş oyunuy­la Ankara Sanatseverler Derneği ta­rafından Yılın En İyi Oyun Yazarı se­çildi (1967).

 Ölümünden sonra ailesi tarafından Orhan Kemal Roman Armağanı kurul­du.

YAPITLARININ ÖZELLİKLERİ

Orhan Kemal kendi yaşamöyküsünden belirgin çizgiler taşıyan ilk roman ve öyküleriyle anlatmaya başladığı, toplumun kıyısında kalmış emekçile­ri, ekmek kavgası içindeki insanları (işçiler, köylüler, kimsesiz çocuklar ve kadınlar) bütün yapıtlarında söz konusu etmiştir. Ona göre, ekmek kavgası yaşamın, dolayısıyla insanın ve ahla­kın belirleyicisidir. Orhan Kemal kah­ramanlarına sevgi duymuş, onları sa­vunarak, geçim sıkıntılarını, onurla varolma savaşımlarını, bencilliklerini, fedakârlıklarım iyimser, aydınlık at­mosferler çizerek anlatmıştır. Küçük Adamın Notları ana başlığıy­la yazdığı üçlemesi Baba Evi (1949], Avare Yıllar (1950) ve Cemile (1952] ile bu üçlemeyi sürdüren Dünya Evi (1958], yazarın yaşamöyküsüyle ko­şutluk gösteren bir gelişim izler: Gur­bette ve Türkiye'ye döndükten sonra Adana'da yoksullukla geçen çocukluk ve delikanlılık yılları, "genç adam"m Boşnak kızı Cemile'yle evlenişi, doğan çocukları, gündelik yaşamın ana çiz­gileri izlenerek, biçimsel denemelere girilmeden anlatılmıştır. Sanayileşme sürecindeki Adana ve Çukurova'da yaşayan,açlık ve değişen iktisadi koşullara uyma ikilemi arasın­daki trajik noktada bulunan köylüle­ri, mevsimlik tarım işçilerini, meslek­leri yavaş yavaş tükenmekte olan za­naatçıları anlattığı Bereketli Toprak­lar Üzerinde (1954), Vukuat Var (1959), Hanımın Çiftliği (1961), Eskici ve Oğulları (1962), Kanlı Topraklar (1963) gibi romanlarında konularını yaşamöyküsünden çok, gözlemlerinin verilerine dayandırdı. Özellikle Bere­ketli Topraklar Üzerinde romanı, Or­han Kemal'in bu dönem romanları içinde başyapıtı sayılır. Orta Anado­lu'da bir köyden mevsimlik işçi olarak Çukurova'ya gelen üç kapı komşusu arkadaşın serüveni (Köse Hasan'ın çırçır fabrikasındaki ağır koşullara dayanamayarak, Pehlivan Ali'nin ise bir kötü kadına parasını yedirdikten sonra ölmesi, ancak İflahsız'ın Yusuf un uygarlığın simgesi olarak düşledi­ği gazocağıyla köyüne dönebilmesi) yazarın gerçekçi gözlemciliğini oldu­ğu kadar, sanayileşme süreci içindeki "küçük insanlar"ın seçeneklerini, düşünce yapılarını ve yazgılarını da belgelemektedir.

 Orhan Kemal, İstanbul'a göç ettikten sonra tanıdığı çevre ve insanları işle­yen İstanbul dönemi romanlarında (1950 sonrası), Adana dönemi roman­larında anlattığı insanların o yıllarda canlanan iç göç dalgasına kapılarak İstanbul'a geldikten sonraki serüven­lerini anlattı: Suçlu (1957); Devlet Kuşu (1958); Gurbet Kuşları (1962); Bir Filiz Vardı (1965); Arkadaş Islıkları (1968); vb. İstanbul dönemi romanla­rında, daha öncekilerde işlediği konu­lara büyük kentin temel sorunlarını, bu arada kente uyum sağlamış genç kuşakla yaşlı kuşağın çatışması, gece­kondu yıkımı gibi dönemin nesnel ko­şullarından kaynaklanan konuları da kattı. Müfettişler Müfettişi'yle (1966), devamı Üç Kâğıtçı (1969), çıkış nokta­sı Gogol'ün Müfettiş 'ini anımsatan ve küçük bir kasabada kendisini müfet­tiş sanan insanları sömüren, kente an­cak yozlaşarak uyum sağlamış Kudret Yanardağ'm insanları aldatarak sö­mürme olgusunu işleyen romanlardır. Orhan Kemal öykülerinde de, romanlarındaki toplumsal çevrelerdeki kü­çük insanları anlattı. Roman ve öykülerinde ilk dikkati çe­ken özellikler, süssüz, yalın bir anla­tımla, çokça kullandığı diyaloglarla, ayrıntısız betimlemelerle ve ruhsal çö­zümlemelere girmeden geliştirdiği üs­lubudur. Bu, Orhan Kemal anlatısının en belirgin yanıdır. Kuşkusuz onun ya­lın ve süssüz anlatımı yeğlemesinin te­mel nedeni, konularının alındığı insan­ların yaşamlanndaki, davranış biçim­lerindeki, dünya görüşlerindeki yalın­lıktır. Ilımlı bir ağız taklidine dayanan diyaloglar Orhan Kemal roman ve öy­küsünde, anlatının geliştirilmesinde başlıca araçtır. Bu nedenle, kimi kez yinelemelere düşse de, diyaloglar can­lı ve kahramanların karakterlerini be­lirleyici niteliktedir. Kahramanların ruhsal durumlarını iletmekte de, diya­logların payı büyüktür. Orhan Kemal birçok romanını, geçim kaygısıyla çabuk yazıp yayımlaması nedeniyle, iyi işleyememiş, kimi ro­manlarında yinelemelere düşmüştür. Yazar, son yıllarında bu nitelikteki ki­mi romanlarını yeniden işleyerek ya­yımlamıştır.       

Eserleri:

Öykü: Ekmek Kavgası (1949); Sarhoş­lar (1951); Çamaşırcının Kızı (1952); 72. Koğuş (1954); Grev (1954); Arka Sokak (1956); Kardeş Payı (1957; 1958 Sait Faik Hikâye Armağanı); Babil Kulesi (1957); Dünyada Harp Var­dı (1963); İşsiz (1966); Önce Ekmek (1968; 1969 Sait Faik Hikâye Arma­ğanı ve Türk Dil Kurumu Öykü Ödü­lü); Kütükler ve Büyükler (1971).

Roman: Baba Evi (1949); Avare Yıllar (1950); Murtaza (1952); Cemile (1952); Bereketli Topraklar Üzerinde (1954); Suçlu (1957); Dünya Evi (1958); Dev­let Kuşu (1958); Vukuat Var (1959); Gâvurun Kızı (1959); Küçücük (1960); El Kızı (1960); Hanımın Çiftliği (1961); Eskici ve Oğulları (1962); Gurbet Kuş­ları (1962); Sokakların Çocuğu (1963); Mahalle Kavgası (1963); Kanlı Top­raklar (1963); Bir Filiz Vardı (1965); Müfettişler Müfettişi (1966); Yalancı Dünya (1966); Evlerden Biri (1966); Arkadaş Islıkları (1968); Sokaklardan Bir Kız (1968); Üç Kâğıtçı (1969); Kö­tü Yol (1969); Kaçak (1970).

Anı: Nâzım Hikmet'le Üç Buçuk Yıl (1965).

İnceleme: Senaryo Tekniği ve Senar-yoculuğumuzla İlgili Notlar (1963). Öykü-röportaj: İstanbul'dan Çizgiler (1971).

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle