Felsefe

Fotoğraf

Nurullah Ataç PDF Yazdır e-Posta
Edebiyat - Yazarlar

Gerçek adı Ali Nurullah Ata olan Nurullah Ataç (Hammer tarihin; türkçeye çeviren Ata Bey'in oğlu­dur) dört yıl kadar Galatasaray Sultanisi'ne (Galatasaray Lisesi) de­vam ettikten sonra, öğrenimini yarıda bırakarak İsviçre'ye gitti (1917). Türkiye'ye dönünce (1919) İstanbul Darülfünunu'nda (İstanbul Üniversitesi) edebiyat derslerini iz­ledi; ama üniversiteyi bitirmeden ayrıldı. Bu süreler içinde, özel çaba­sıyla öğrendiği fransızca aracılığıy­la Batı edebiyatını, özellikle, Fran­sız edebiyatını inceledi; sınavla fransızca öğretmenliği hakkını kaza­narak 1921-1941 yıllan arasında İstanbul, Adana ve Ankara'daki orta dereceli okullarda ve bazı yük­sekokullarda (Ankara Gazi Terbiye Enstitüsü, İstanbul Üniversitesi Ya­bancı Diller Okulu) fransızca, türkçe ve edebiyat dersleri verdi. 1941-1945  yılları arasında Basın-Yaym Umum Müdürlüğü yayın şefliği yapıp, 1945'te atandığı cumhurbaş­kanlığı çevirmenliği görevinden 1952'de emekli oldu. 1951-1957 yılla­rı arasında Türk Dil Kurumu yayın kolu başkanlığı yaptı.

Şiir, eleştiri, kitap tanıtması türün­de ilk yazıları Dergâh dergisinde ya­yınlanan (1921) Nurullah Ataç, son­radan Akşam, Hakimiyet-i Milliye, Milliyet, Yedigün, Son Posta, Haber-Akşam Postası, Ulus, Cumhuri­yet, Son Havadis, Türk Dili, Varlık gibi gazete ve dergilerde, deneme, eleştiri, söyleşi, günlük türünde ya­zılar yayımlamıştır. Eleştiriyi bir sa­nat olarak gören, daha çok öznel/iz­lenimci bir eleştiri anlayışını benim­seyen ve savunan Ataç'a göre "eleş­tirmen kendi duygularını, kendi tut­kularını söyler ve yazıları arasında yerdiği ya da övdüğü yazarı değil, kendini görür." Ama, Nurullah Ataç'ın kendini "gerçek anlamda bir eleştirici olarak değil de, dene­me ve söyleşi yazarı" olarak gördüğünü de belirtmek gerekir. Yazıla­rında özellikle genç edebiyatçıların çalışmalarına ilgi gösteren, serbest şiirin yaratıcı bir kimliğe kavuşması yolunda çaba harcayan Nurullah Ataç, kültür, sanat, vb. konulardaki denemeleriyle de Türkiye'de bu türün öncülüğünü yapmıştır. Kalıp­laşmış yargıları altüst eden, kendi­ne sürekli sorular sorup gerçeği araştırmaya çalışan yazarın değişik dönemlerde ileri sürdüğü düşünce­ler arasında bazı çelişkiler vardır; ama kendisi bunu, "kendini sürekli olarak yenileme" diye değerlendir­miştir.

Eserleri:

Günlerin Getirdiği (1946); Karalama Defteri (1952); Sözden Söze (1952); Ararken (1954); Diyelim (1954); Söz Arasında (1957); Okuruma Mektup­lar (1958); Günce (1960'ta 1953-1955 yılları arasını kapsayan 1. cilt yayımlandı; 1972'de 1956-1957 yılla­rının da eklenmesiyle 2 cilt olarak yayımlandı); Prospero ile Caliban (1961); Söyleşiler (1964); Dergilerde (Türk Dili dergisinde aynı başlık al­tındaki değinme yazılarının toplamı, 1980).Ayrıca, Apuleius Terentius, Stendhal, Alain - Fournier, Laclos vb. yazar­lardan çevirileri vardır.

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle