Felsefe

Fotoğraf

Deneme Türünün Tarihi Gelişimi ve Önemli Temsilcileri PDF Yazdır e-Posta
Edebiyat

XVI. yy'da, insanoğlu, yaptığı çeşit­li betimlemeler ve gerçekleştirdiği çeşitli anlatılarla, Evren'i tanımladı­ğı, dolayısıyla tanıdığı savındaydı. Ama Kopernik'in varsayımı, dünya­yı tanımak amacıyla yapılan büyük yolculuklar, bilimin yeni buluşları insanlığın o güne kadarki bilgisini sarstı ve Montaigne'i, insanın kendi­sini çevreleyen dünyayı tanıdığı ko­nusunda, kuşkuya düşürdü. Böyle bir kuşkudan hareket eden Montaigne, insanı varolabilecek tek gerçek­le, yani "görece" olan şeyle karşı karşıya getirdi. Kendi yaşamında edindiği deneyimleri ele alıp insanın genel yapısını dile getirmeye çalışır­ken, bilincin sürekli hareket içinde olan gereklilikleri ile doğanmkiler arasında, geçici bir uyum kurdu. Montaigne'in Denemeler'i (Essais) Fransa'da olduğu kadar İngiltere'de de büyük ilgi görünce deneme yeni bir edebiyat türü haline geldi ve birçok yazar bu türde yapıtlar yayımlamaya başla­dı: İngiliz bilim adamı ve felsefecisi Francis Bacon'ın Siyaset ve Ahlak Üstüne Denemeler'i (Essays or Counsels Civil and Moral, 1597); Fransız ahlakçısı Pierre Nicole'ün Essais de morale'i (Ahlak Üstüne Denemeler, 1671-1678); vb. Öte yandan, İngiliz deneme yazarla­rının, Montaigne'den esinlenmekle birlikte, derin düşünme, söyleşi ha­vası içinde içtenlikle konuşma, öz-yaşamöyküsü üstüne görüşler belirt­me gibi özellikler içeren bir deneme anlayışını da sürdürdükleri söylene­bilir: Kuru bir anlatımdan uzak dur­mayı başarmış olan Abraham Coxley'in Kendi Üstüme Deneme'si bu­nun örneklerinden biridir, John Locke, Essay Concerning Human Understanding (İnsan Anlayışı Üstüne Deneme, 1690) adlı yapıtın­da, kuram ve uygulama alanında doğuştan bir gerçeğin varolmadığını kanıtlarken, Leibniz de Essais de theodicee sur la bonte de Dieu, la liberte de l'homme et Toriğine du mal'da (Tanrının İyiliği, İnsanın Öz­gürlüğü ve Kötülüğün Kaynağı Üstü­ne Teodise Denemeleri, 1710), kötü­lüğün yarattığı soruna iyimser bir çözüm getirerek, akıl ile inanç uy­gunluğunu belirtti ve Tanrı'nın gele­ceği bilmesi, insanın özgürlüğü gibi temel sorunları ele aldı. David Hume, bazı denemelerinde ulusların zenginliklerinin niteliği ve nedenleri üstünde durarak, liberal okulun görüşlerinin temelini attı. Voltaire, Essai sur Jes moeurs et l'esprit des nations (Ulusların Töre­leri ve Düşünce Biçimi Üstüne De­neme, 1756) adlı yapıtında, evren­sel bir uygarlığın görünümünü çiz­meye çalışırken, alanını insan tutkularına doğru genişleterek, insan dü­şüncesinin eksiksiz bir akılcı bilgiye nasıl ulaştığını ortaya koydu. Bütün bu denemeleri örnek alan bir­çok yazar ve felsefeci, özellikle de Maine de Biran, Descartes, Goethe, Diderot ve Rousseau, denemeleriy­le, anlatımdan çok konuya önem ve­rerek, insanı ilgilendiren çeşitli so­runları ortaya attılar. Böylece her çeşit dogmacılıktan kurtularak nes­nelerin karmaşıklığının bilincine var­maya çalışıldı ve denemeler yüzyıl­lar boyunca birbirini izledi. Erasmus'un 1524'te Luther'in dinsel re­formuna karşı yayımladığı deneme­lerinden, Marcel Mauss'un ilkel top­lumlardaki değişim (mübadele) ya­pılarına değindiği denemelerine (1926) kadar geçen süre içinde, de­neme daha genel bir düzleme akta­rıldı ve bazı düşüncelerin zihinsel açıdan ulaştıkları en son aşamanın simgesi haline geldi. 

ÇAĞDAŞ DENEME 

Çağımızda deneme, yazar ile kitap arasındaki ilişkiler üstünde durmak­ta (Maurice Blanchot), yeni bir ev­rensel hümanizmayı dile getirmekte (Andre Malraux), yazarın durumu­nu değerlendirmektedir (Jean-Paul Sartre). Şiirleriyle olduğu kadar de­nemeleriyle de çağdaş edebiyatın önemli temsilcilerinden olan Paul Valery "akla aykırı gibi gelen araştırmaların, beklenmedik buluş­ların ortaya çıkmasına neden oldu­ğunu" ileri sürmüştür. Alain'e göre, "gerçek düşünceler bir gelişme göstermezler". Maurice Blanchot da bu görüşten hareket ederek "geliştirmemeyi öğrenmek, düşünce sanatının bir parçasıdır" der. Demek ki, deneme, yineleme eyleminden, ısrarlı bir sorgulama­dan kaynaklanır; ama bunu yapar­ken de, anlatımını sorular biçiminde ortaya koymaktan özellikle kaçına­rak "söz"ü "sonsuz bir söyleşi'ye bağlayan tekniği benimser. Öte yandan, çağdaş deneme insan davranışlarmdaki simgesel işlevi de ele almaya yönelmiştir: Roman Jakobson'un dilbilim konusundaki de­nemeleri; Freud'un psikanaliz konu­sundaki yapıtlarının büyük bir bölü­mü; Glaude Levi-Strauss'un insan bilime yönelik çalışmaları; vb.

TÜRK EDEBİYATINDA DENEME

Türk edebiyatında deneme türünde, roman, öykü, vb. türlerde olduğu gi­bi, Tanzimat'tan sonra ilk ürünler verilmeye başlandı. Ama Tanzimat dönemi yazarları, toplumsal sorun­ları birer ahlakçı gözüyle görüp çö­zümlemeye çalıştıklarından, edebi­yat ve kültür düzleminde biz'den ben'e (bireye) geçemediklerinden, deneme türünün gerektirdiği kültür birikiminden yoksun olduklarından, makale, sohbet gibi yazı türlerin­den sıyrılıp denemeye yönetemedi­ler. Denemenin gerektirdiği birey­sel, özgür tutum, özellikle Servet-i Fünun döneminde oluşmaya başladı (bunda, özellikle romanlarda bire­yin yaşamının derinlemesine ince­lenmesinin, Batı edebiyatlarından çevrilen yapıtlarda bireye büyük önem verildiğinin anlaşılmasının payı büyüktür); böylece "kalem tec­rübesi" denilen deneme türünün klasik tanımına uygun düşecek yazı­lar dergi ve gazete sayfalarında gö­rülmeye başlandı. Türk edebiyatın­da Cenap Sahabettin, Ahmet Rasim, Ahmet Haşim ve Yahya Kemal ilk de­neme yazarları olarak kabul edilir. Cumhuriyet döneminin getirdiği öz­gürlük, çağdaşlık gibi toplumsal-siyasal kavramların yanı sıra, toplum içinde bireyin konumu, daha da be­lirgin bir biçim almış, yeni siyasal düzenin, oluşturmaya çalıştığı laik-demokratik kültür ortamı da, dene­me türünün gelişmesine büyük ölçü­de katkıda bulunmuş, bu dönemde deneme türünü temellendiren iki yazar yetişmiştir: Nurullah Ataç, Sabahattin Eyüboğlu. 

TÜRK EDEBİYATINDA BAŞLICA DENEME YAZARLARI VE ESERLERİ 

Adnan Adıvar, Dur Düşün (1950) Oktay Akbal, Yaşamı Yeniden Kur­mak (1979)

Çetin Altan, Bir Yumak İnsan (1977; 1978 TDK Deneme Ödülü) Melih Cevdet Anday, Doğu-Batı (1961)

Nurullah Ataç, Diyelim (1954) Asım Bezirci, Bilimden Yana-Sosyalizme Doğru (1963,1976) Salâh Birsel, Kurutulmuş Felsefe Bahçesi (1979)

Orhan Burian, Denemeler Eleştiri­ler (1964).

Cemal Süreya, Şapkam Dolu Çiçek­le (1982)

Ferit Edgü, Ders Notları (1978) Azra Erhat, İşte İnsan-Ecce Homo (1969)

Sabahattin Eyüboğlu, Denemeler (1974)

Vedat GünyoL, Daldan Dala (1982) Selim İleri, Düşünce ve Duyarlık (1982)

Attilâ İlhan, Hangi Batı (1972) Ceyhun Atuf Kansu, Köy Öğretmeni­ne Mektuplar (1964; 1965 TDK De­neme Ödülü)

Mehmet Kaplan, Büyük Türkiye Rü­yası (1969)

Mehmet Salihoğlu, Gün Işığına Çık­tıkça (1975)

Memet Fuat, Düşünceye Saygı (1960)

Haldun Taner, Hak Dostum Diye Başhyalım Söze (1978) Ahmet Hamdi Tanpınar, Beş Şehir (1946)

Erol Toy, Günü Gününe (1981) Halit Ziya Uşaklıgil. Sanata Dair (3 cüt, 1938-1955) Nermi Uygur, Güneşle (1969) Suut Kemal Yetkin, Denemeler (1972).

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle