|
TARTIŞMA; bir konu üzerinde karşılıklı olarak lehte ve aleyhte fikir yürütmek; bir fikre karşı olan fikri savunma hali; karşı karşıya durum alıp zayıf tarafları aramadır. Tartışmadan beklenen; gerçeği aramak, gerçeğin aydınlattığı hareket yolunu seçmektir. Söz cambazlıklarının, körü körüne direnmelerin, içten pazarlıklı propagandaların, duygusal çıkmazların gerçeği kararttığı bir yerde tartışmadan beklenen faydalar derlenemez. Tartışırken, konuşurken, birbirimizi daha yakından tanımak fırsatını buluruz. Konuşarak birbirimizi etkiler, sorulara çözüm yolları bulabiliriz. Ortaklaşa sorunlar üzerinde fikirlerin özgürce söylendiği, çeşitli görüşlerin arandığı, tartışıldığı grup kararlarına uyuldugu yerde demokrasi kurulup yaşayabilir. «Benim inancıma göre...», «Bana öyle geliyor ki...», «Siz ne dersiniz?» gibi sözlerle dile gelen, fikirlere karşı saygı, hoşgörülük anlayışı bulunan toplumlarda demokratik hayat kendini gösterebilir. Tartışmalarda görev alacak kimseler, konu üzerinde güvenilir bilgili bulunmalı, konuyu benimsemeli, topluluk önünde konuşabilmeli, forum yapılınca sorulara cevap verebilecek bir yeterlik taşımalıdır. Tartışmalarda konu, önemli ve tartışmaya değer olmalıdır. Seçilen konu, düşünceye yol açmalı; tartışmalara uygun olmalı; ideal olarak ikiden fazla hal tarzına elverişli bulunmalı; istenilen zamana sığabilmelidir. Dale Carnegie'nin iddiasına göre; öfkeden deliye dönen her insan serbestçe konuşabilir. En cahil bir insanın çenesine bir yumruk atın ve onu yere yıkın, hemen ayağa kalkacak ve meramını en güzel tarzda anlatacaktır. Çünkü o anda kendine güvenmektedir; kendine güvenen kimse, daima iyi konuşur. Şu halde önce insan kendine güven duymalıdır. Bunun için bir kimse en çok neyi yapmaktan korkuyorsa o işi yapmamalıdır. Deneyleri başarı sağlayana kadar o işe devam etmelidir. Sürekli çalışma sonunda güven ve cesaret duygusu insanda temelleşir ve rahatça konuşmak yetenekleri gelişir. Açıklamalar, örnekler kullanmak, dinleyicileri pek sıkmaz. Çünkü bunlar ilgi uyandırır, tatlı tatlı dinlenir. Hele sözün hedefi dinleyici üzerinde derin bir etki bırakmak, onu inandırmaksa, bu gibi örnekler ve açıklamalar çok kıymetlidir. Aykırı, karşıt fikirlerin türemesine de engel olur. Kendinizi başkalarına sevdirmek için altı yol: Herkese içten gelen bir ilgi gösteriniz; daima gülümseyiniz; hiç bir zaman unutmayınız ki bir insan için dilindeki en tatlı kelime kendi ismidir; iyi bir dinleyici olunuz, başkalarına kendilerinden söz etmek fırsatı veriniz; karşınızdaki insanı ilgilendiren konu üzerinde konuşunuz; başkalarına önemli oldukları hissini ve bunu samimiyetle yapınız. TARTIŞMA SANATI Tartışmalarda; peşin hükümlere, kararlara saplanılmamak; aydınlanmış sorunlar üzerinde direnilmemelidir. Konuşanın sözlerini kesmek doğru değildir. Kararlar, dikkat ve sabırla dinlendikten, iyice düşünüldükten sonra verilmelidir. Herkesin işitebileceği bir sesle konuşmalıdır. Bağırmaktan, dedikodu ve şahsiyat yapmaktan kaçınmalıdır. Konu dışına çıkılmamah; örnekler; fikirleri destekleyecek nitelikte olmalıdır. Nazik, müsamahakâr, saygılı olmak, başkasının sözlerine uymak; söz verilince konuşmak; sonucu iyi kalblilikle karşılamak gerekir. Bir kitap, günlük bir olay, bir filmin taşıdığı yenilikler, bilinen bir hikâye, şiir veya temsilin değerlendirilmesi; bir sanat sorununun çeşitli yönleri, hikâye, roman, tiyatro oyunu, senaryo ve biyografilerdeki olay ve kişiler üzerinde tartışılacak konular olabilir. Konu seçildikten sonra; malzeme toplanmalı; bilgiler görüşler düzenlenmeli; başkan yukarıdaki tartışma kurallarım bir bir uygulamaı'dır. TARTIŞMA BAŞKANI Tartışmalarda, bir başkanın bulunması gereklidir. Başkanın görevleri arasında en belirli olanları şunlardır: 1. Tartışılan konunun nitelik ve sınırlarının dinleyicilerce anlaşılmasını sağlamak. 2. Müzakerelerde konu dışına çıkılmadan, tartışanların düşüncelerini rahatlıkla söyliyebilecekleri bir ortam yaratmak. 3. Müzakerelerin konu dışına çıkmasını, gereksiz yere uzamasını, şahsiyata dökülmesini, gergin bir durum almasını önlemek. 4. Belirtilen yöntem gereğince beliren fikirleri oya sunmak ve rapor hazırlamak. 5. Bir sözcü seçilmediği takdirde, gerekli kurula karşı raporun açıklanmasını, aydınlatılmasını, gerekirse savunmasını yapmak. Başkan yerine göre tartışmaya katılır; soru sorar, söylenenlerin zaman zaman özetini yapar; uzun konuşanlara; konunun dışına çıkanlara uyarmalarda bulunur.Başkan, kendi düşünce görüşlerini empoze etmekten çekinmeli; tartışan grupların düşüncelerine önderlik etmeli; tarafsız kalmasını bilmelidir.
|